<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İdealAsklar.Com &#187; Magazin</title>
	<atom:link href="http://www.idealasklar.com/category/magazin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.idealasklar.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin en kaliteli sohbet odaları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Mar 2011 10:58:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Yatak düzenlemenin püf noktaları</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/yatak-duzenlemenin-puf-noktalari.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/yatak-duzenlemenin-puf-noktalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 16:44:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[yatak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/magazin/yatak-duzenlemenin-puf-noktalari.html</guid>
		<description><![CDATA[Adım adım&#8230; 1. Yaylı yatağa geçirilen pelüş kumaşlı yatak şiltesi üzerine büyük boy düz çarşaf örtün -düz çarşaf lastikli olanlara göre daha gergin kalır- çarşafın yataktan taşan uzun kenarlarını şiltenin altına üçgen katlama yaparak sıkıştırın. 2. Sereceğiniz ekstra uzun üst çarşafı sıkıştırmayın. Kat kısmı, şiltenin kenarına denk gelecek şekilde çarşafın 15 cm&#8217;lik kısmını içeriye doğru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adım adım&#8230;</strong></p>
<p>1. Yaylı yatağa geçirilen pelüş kumaşlı yatak şiltesi üzerine büyük boy düz çarşaf örtün -düz çarşaf lastikli olanlara göre daha gergin kalır- çarşafın yataktan taşan uzun kenarlarını şiltenin altına üçgen katlama yaparak sıkıştırın.</p>
<p>2. Sereceğiniz ekstra uzun üst çarşafı sıkıştırmayın. Kat kısmı, şiltenin kenarına denk gelecek şekilde çarşafın 15 cm&#8217;lik kısmını içeriye doğru alarak katlayın. Çarşafın fazla kalan kısımlarını yatak ucundan sarkıtın. Böylece ayakları sergilemeden hareket özgürlüğünü garanti edin.</p>
<p>3. Yorganı kılıfına geçirmeden yatak üzerine yayın. Nevresimi yatağın ayakucuna sıkıştırın ve yorganı geçirerek hafifçe yukarı doğru çekin. Kılıfın açık ucu yatağın baş kısmına geleceğinden yorgan alt taraftan kayıp çıkmaz.</p>
<p>4. Nevresim üzerinde herhangibir sert parça (düğme, kanca&#8230;) bulunmasın. Yorganın kaymaması ve kılıf başlangıcının örtülmesi için üst çarşafı 15 cm genişliğinde, yorganın üzerine doğru katlayın.</p>
<p>5. Ekstra uzun yastık kılıflarını (büyük boy yastıklardan 30 cm daha uzun) içeri doğru kıvırarak yastığı zarf şeklinde kapatın. Böylece yüzünüzün yastıkla doğrudan temas etmesini engellemiş olursunuz.</p>
<p>6. Son olarak altın rengi merinos yünü battaniyeyi ikiye katlayarak yatağın tam ayak hizasına, yatak ucunu örtmeyecek şekilde yerleştirin.</p>
<p>Not: Her üç ayda bir şiltenizin yönünü değiştirin ve yay kasasını da düzensiz yıpranma ve çökmeleri engellemek için yılda iki kez çevirin. Tüm keten çarşafları ise deterjandan tamamıyla arınmalarını garantilemek için iki kez durulayın.</p>
<p><strong>Evim dergisi</strong></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/yatak-duzenlemenin-puf-noktalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadının kendi var, kenti yok!</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/kadinin-kendi-var-kenti-yok.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/kadinin-kendi-var-kenti-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 16:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[şehri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/magazin/kadinin-kendi-var-kenti-yok.html</guid>
		<description><![CDATA[Ümran Avcı&#8217;nın haberi KUTUDAN ÇIKAN SORUNLAR Sadece kadınların üye olabildiği Filmmor Kadın Kooperatifi, Ev işlerine hapsolmayalım, İstanbul&#8217;a çıkalım başlıklı film, fotoğraf ve tasarım sergisi düzenledi. Etkinlik için bir dilek kutusu konuldu ve kadınlara nasıl bir İstanbul istedikleri, nasıl bir İstanbul&#8217;da yaşamayı hayal ettikleri soruldu. Kutu açıldığında kadınların kent yaşamında ne sıkıntılar çektiği de ortaya çıktı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong><span style="text-decoration: underline">Ümran Avcı&#8217;nın haberi</span></strong></p>
<p><strong>KUTUDAN ÇIKAN SORUNLAR </strong><br />Sadece kadınların üye olabildiği Filmmor Kadın Kooperatifi, Ev işlerine hapsolmayalım, İstanbul&#8217;a çıkalım başlıklı film, fotoğraf ve tasarım sergisi düzenledi. Etkinlik için bir dilek kutusu konuldu ve kadınlara nasıl bir İstanbul istedikleri, nasıl bir İstanbul&#8217;da yaşamayı hayal ettikleri soruldu. Kutu açıldığında kadınların kent yaşamında ne sıkıntılar çektiği de ortaya çıktı. </p>
<p><strong>KADIN BELEDİYE BAŞKANI!</strong><br />KADINLAR en çok taciz ve güvenlik sorunundan şikayetçi. Kendilerine özel yer açılmaması, hiç kadın belediye başkanı olmaması, topukların yollarda kırılması&#8230; Yani erkeklerin pek dert etmediği bir çok konuda ciddi eziyet yaşıyorlar. Yöneticilerin dikkatini çekmesi dileğiyle kadınların dileklerini yanda veriyoruz&#8230;</p>
<p><strong>KADINLAR İSTİYOR</strong>!<br />- Daha az bina, araba, telaş, şiddet, taciz, daha çok vapur, park, ağaç, hayvan ve sosyal hayatta daha çok kadın görmek&#8230; </p>
<p>- Erkeklerin kendine ait kahvehane, birahane gibi mekanları varken kadınların da buluşabilecekleri yerler tahsis edilmesi&#8230;</p>
<p>- Kadınları gözeten yerel yönetimler ve ilçelerin yarısında kadın belediye başkanları görmek&#8230; </p>
<p>- Sokağa istediği saatte çıkabilmek ve başka kadınları da o saatlerde dışarıda görmek&#8230; </p>
<p>- Sokaklarda tedirginlik duymadan bir yerden bir yere gidebilmek&#8230; </p>
<p>- Yeni bisiklet yolları olmasını ve kornaların susmasını&#8230;</p>
<p><strong>KADINLAR İSTEMİYOR!</strong><br />- Topuklu ayakkabılarının yollara döşenen taşların arasına girmesinden fenalık geçirmek&#8230; </p>
<p>- Günün her saatinde, erkeklerin rahatsız edici bakış ve tacizlerine maruz kalmak&#8230; </p>
<p>- Kaldırımlarda arabalardan kaçmak zorunda kalmak, duvar kenarlarına sürte sürte yürümek&#8230; </p>
<p>- Dini, dili, ırkı fark etmeksizin, kapalıaçık ayrımı yapılmadan iş özgürlüğü. </p>
<p>- İş hayatında çifte standart ve adaletsizlikle karşılaşmak&#8230;</p>
<p>- Tarihi sinemaların, pastanelerin, binaların birer birer alışveriş merkezine dönüşmesini izlemek&#8230; </p>
<p>- Akşam kaçta ve hangi araçla eve döneceğini planlamak&#8230;</p>
<p><a href="http://www.haberturk.com" target="_blank">Habertürk</a></p>
<p></span></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/kadinin-kendi-var-kenti-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Albert Camusye ait yeni belgeler yayınlandı</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/albert-camus%c2%92ye-ait-yeni-belgeler-yayinlandi.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/albert-camus%c2%92ye-ait-yeni-belgeler-yayinlandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 16:44:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ait]]></category>
		<category><![CDATA[albert]]></category>
		<category><![CDATA[belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[camus]]></category>
		<category><![CDATA[camusye]]></category>
		<category><![CDATA[catherine]]></category>
		<category><![CDATA[cezair]]></category>
		<category><![CDATA[mondovi]]></category>
		<category><![CDATA[nobel]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlandı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/magazin/albert-camus%c2%92ye-ait-yeni-belgeler-yayinlandi.html</guid>
		<description><![CDATA[20. yüzyılın en güçlü yazarlarından Albert Camusye ait yeni belgeler ve fotoğraflar yayınlandı. Kızı tarafından yayına hazırlanan kitap Nobel ödüllü yazarın bilinmeyen yanlarına ışık tutuyor. 1913de Cezairin Mondovi kentinde dünyaya gelen Albert Camusnün bugüne kadar çok az fotoğrafı yayınlanmıştı. Şimdi bu büyük yazarın bilinmeyen yanlarına ışık tutan fotoğraf ve belgeleri kızı Catherine Jean Camus tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>20. yüzyılın en güçlü yazarlarından Albert Camusye ait yeni belgeler ve fotoğraflar yayınlandı. Kızı tarafından yayına hazırlanan kitap Nobel ödüllü yazarın bilinmeyen yanlarına ışık tutuyor.</p>
<p>1913de Cezairin Mondovi kentinde dünyaya gelen Albert Camusnün bugüne kadar çok az fotoğrafı yayınlanmıştı. Şimdi bu büyük yazarın bilinmeyen yanlarına ışık tutan fotoğraf ve belgeleri kızı Catherine Jean Camus tarafından yayınlandı.</p>
<p> &#8217;Fotoğraf ve belgelerle Albert Camus&#8217; adlı kuşe baskı kitap adeta bir aile fotoğraf albumü ve yazarın bir düşünürden öte, bir eş, baba ve sıradan bir insan olduğunu vurguluyor. Fotoğrafların yanına dipnotlar da düşen kızı Catherine Camus kitabın ön sözünde, &#8220;Yaşamak hareket etmektir, kendini özgür hisseden bir babaya sahip olmak çok hoşuma gidiyor. Camus hakkında bir gerçekliğe sahip değilim diyor.</p>
<p> Catherine Camus, babasının sadece bir romancı değil, oyuncu, editör, gazeteci, senaryo ve deneme yazarı, yönetmen ve filozof olduğunun da altını çiziyor. Kişisel arşivini neden kamuoyuna açtığını da şu sözlerle dile getiriyor: &#8221;Gülüşü, hayata aldırış etmeyişi, cömertliğini yeniden bulmak, bana hayatın yolunu açan bu özenli ve sıcak kalpli insanla yeniden karşılaşmak için.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff"> Cezayir Fransa İkilemi<br /></span></strong><br />Kitapta yer alan fotoğrafların bir bölümü Albert Camusnün ikinci eşi Francinee ait. Bu fotoğraflar da aslında çapkın olarak anılan yazarın bir kadına duyduğu sadık aşk ve yakınlığı göstermesi açısından ilgi çekici. Kitapta, Camusnun 1957 yılında Nobel Edebiyat ödülünü aldıktan sonra yeni bir kitaba başlamak için verdiği içsel mücadeleye de geniş yer verilmiş. Camus ödülün ardından &#8216;İlk Adam&#8217; adlı romanını kaleme almıştı. 1951-59 yılları arasında yazdığı günlüğüne Camus en sevdiği on kelimeyi not etmiş; dünya, acı, toprak, anne, insanlar, çöl, gurur, yaz ve deniz. Bu kelimelerde bile Camusnün Cezayir ve Fransa arasında yaşadığı ikilemi hissetmek mümkün.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff">Şimdi Camus Zamanı<br /></span></strong><br />Hatırlanacağı üzerek 1954 yılında başlayan Cezayir Bağımsızlık Savaşı sırasında Albert Camus, bir süre sonra Fransadan yana tavır koymuştu. Kuzey Afrikada başlayan isyanın aslında Mısır önderliğindeki yeni Arap emperyalizminin ve batıya saldıran Sovyetler Birliğinin işi olduğunu düşünüyordu. Cezayirin özerk olmasını savunuyor, bütünüyle bağımsız olmasını desteklemiyordu. Ama savaş sırasında ölüm cezasına çarptırılan Cezayirlilerin kurtulması için de gizlice çalıştı. Camusnün Nobel ödül töreninde yaptığı konuşma da Fransa ve Cezayir arasındaki ikilemi yansıttığı için eleştirilere neden olmuştu. Sadece eserlerine ayna tutması değil, Mağripdeki ayaklanmaları daha iyi anlamak için de Albert Camusnün yaşamına ışık tutan, şimdilik Fransızca ve Almancası olan bu kitabı Türkçeye kazandırmakta yarar var. Şimdi Camus okuma zamanı&#8230;</p>
<p> <br /> <br /> </p>
<p></span></p>
<p>İHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/albert-camus%c2%92ye-ait-yeni-belgeler-yayinlandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik seçerken dikkat edilecek hususlar</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/hamilelik-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/hamilelik-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 16:44:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[elbise]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/magazin/hamilelik-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html</guid>
		<description><![CDATA[Ayşim Özgür&#8217;ün haberiİşte hamileyken kıyafet seçiminde dikkat edilmesi gerekenler&#8230; Hava alan kumaşlar Hamilelik boyunca hem cilt hassasiyeti hem de vücut ısısı artar. Bu yüzden doğal ve hava alan kumaşları tercih edin. İlk alışverişe dikkat Hamile giyimindeki firmalar genelde dokuz ay boyunca giyilebilecek kıyafetler yapmaya çalışırlar. Ancak hamileliğinizi ortalamadan daha kilolu geçirebilirsiniz. Bu yüzden hamile olduğunuzu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline"><strong>Ayşim Özgür&#8217;ün haberi<br /></strong></span><br />İşte hamileyken kıyafet seçiminde dikkat edilmesi gerekenler&#8230;</p>
<p><strong>Hava alan kumaşlar</strong></p>
<p>Hamilelik boyunca hem cilt hassasiyeti hem de vücut ısısı artar. Bu yüzden doğal ve hava alan kumaşları tercih edin.</p>
<p><strong>İlk alışverişe dikkat</strong></p>
<p>Hamile giyimindeki firmalar genelde dokuz ay boyunca giyilebilecek kıyafetler yapmaya çalışırlar. Ancak hamileliğinizi ortalamadan daha kilolu geçirebilirsiniz. Bu yüzden hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk alışverişinizde hevesle gardırobunuzu doldurmayın.</p>
<p><strong>Kolay kombinlenecek kıyafetler seçin</strong></p>
<p>Hamile kıyafetleri normal kıyafetlerden daha pahalı oldukları için yeni alacağınız kıyafetleri birbiriyle eşleştirmesi kolay modellerden seçin.</p>
<p><strong>Elbise ve tunikler</strong></p>
<p>Normal hayatta Hollywood yıldızlarının hamileyken kırmızı halıda giyindikleri gibi giyinmek pek kolay olmayabilir. Son yıllarda normal giyimde de moda olan göğüs altından bollaşan elbiseler ve tunikler bu yüzden işinizi kolaylaştırıyor. Üst giyim alışverişinizi belli bir zamana kadar normal mağazalardan da yapabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kıyafetlerinizi dinlendirin</strong></p>
<p>Hamile kıyafetlerinde esneme özelliği nedeniyle genelde likralı kumaşlar kullanılır. Fakat likra uzun süre ısıya maruz kaldığında fonksiyonunu yitirir. Bu yüzden kıyafetlerinizi dinlendirerek giymeye özen gösterin.</p>
<p><strong>Kurtarıcı siyah!</strong></p>
<p>Renk konusunda siyahın her zaman kurtarıcı olduğunu unutmayın.</p>
<p><a href="http://www.milliyet.com.tr/2011/02/04/index.html" target="_blank">Milliyet</a></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/hamilelik-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amazon Kadını takılarla dünyaya açılıyor</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/amazon-kadini-takilarla-dunyaya-aciliyor.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/amazon-kadini-takilarla-dunyaya-aciliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 16:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[açılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[kadını]]></category>
		<category><![CDATA[takılarla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/magazin/amazon-kadini-takilarla-dunyaya-aciliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Güçlüdür amazon kadını Elinde mızrağı Hem atak, hem savunmacı Ve attığı her adımda akılcı Kadın aslında aynı kadın Amazon kadını, Anadolu kadını&#8230; Yazdıkları bu şiirden yola çıkarak, geçmişte Karadeniz&#8217;de yaşayan güçlü Amazon kadınının ruhunu takılarda yansıtan Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Takı Tasarımı Atölyesi öğretmenleri, ürünlerinin Amerika&#8217;da satışa çıkacak olmasının heyecanını yaşıyor. 14 parçalık bir koleksiyon oluşturduklarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güçlüdür amazon kadını</p>
<p>Elinde mızrağı</p>
<p>Hem atak, hem savunmacı</p>
<p>Ve attığı her adımda akılcı</p>
<p>Kadın aslında aynı kadın</p>
<p>Amazon kadını, Anadolu kadını&#8230;</p>
<p>Yazdıkları bu şiirden yola çıkarak, geçmişte Karadeniz&#8217;de yaşayan güçlü Amazon kadınının ruhunu takılarda yansıtan Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Takı Tasarımı Atölyesi öğretmenleri, ürünlerinin Amerika&#8217;da satışa çıkacak olmasının heyecanını yaşıyor.</p>
<p>14 parçalık bir koleksiyon oluşturduklarını söyleyen Doğan, Staja öğrenci verdiğimiz ve ustalarıyla bilgi alışverişinde bulunduğumuz bir kuyumcu firmanın vitrininde, oluşturduğumuz takı koleksiyonunu bir ay kadar sergiledik. Koleksiyon üretici firma tarafından beğenildi ve Amerika&#8217;daki ofislerinde satışa sunulmak üzere koleksiyonun tamamı satın alındı dedi.</p>
<p>Takıların tasarımını yapan öğretmen Figen Öztürk de Amerika&#8217;ya yollayacakları koleksiyonun çalışmasına geçen sene başladıklarını aktararak, Bundan sonra sektörle eğitim kurumu arasında nasıl bir bağ olacak onu zamanla göreceğiz ama Milli Eğitim Bakanlığı Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü&#8217;nün istediği şey gerçekleşti aslında. Eğitim kurumlarıyla sektörün bağlantısını sağlamış olduk diye konuştu.</p>
<p>Figen Öztürk, yapılan anlaşma çerçevesinde takıların taşlarını firmanın mıhlayacağını, böylelikle koleksiyonun manevi değerinin yanında maddi değerinin de artmış olacağını dile getirdi.</p>
<p>Takıların Samsun&#8217;un tarihi değerlerinden birisini yansıttığına dikkati çeken Öztürk, şöyle devam etti:</p>
<p>Amazonların Samsun&#8217;da yaşadığı düşünülüyor. Samsun valiliğinin bu işe giriş amacı da buydu aslında. Amazonları Türkiye&#8217;ye, dünyaya tanıtmak dolayısıyla da oraya turistik bir çekim sağlamak. Şimdi Türkiye&#8217;nin de ötesinde artık biz bunu Amerika&#8217;ya Amazon takıları ismiyle taşımış olacağız. Bunları değerli kılan aslında konusu. Amazon kadınlarını bir nevi geçmişten günümüze taşımak ve gündeme getirmek.</p>
<p>Tasarımları yaparken önce altyapıyı oluşturmak için Amazon kadınları hakkında bilgi topladıklarını açıklayan Figen Öztürk, altyapı yeterince dolgunluğa ulaştıktan sonra tasarımların kendiliğinden oluştuğunu kaydetti.</p>
<p>Amazon kadınlarının savaşçı ruhlarını Anadolu kadınının gücüyle eşdeş gibi düşündüklerini belirten Öztürk, bu konuda yazdığı şiirin kendisi için ilham kaynağı olduğunu vurgulayarak, Beni tetikleyen şey de bu oldu. Bu çalışmalar, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Kuyumculuk Teknolojisi ve Takı Tasarım Atölyesinde gerçekleştirildi. Bir eğitim kurumu için oldukça başarılı bir çalışma olduğunu düşünüyorum. İmkansızlıklar karşısında sektörle işbirliği yapıp elimizden gelenin en iyisini tasarlamaya ve sunmaya çalıştık ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ankara&#8217;da iki şubesi bulunan ve geçen sene Amerika&#8217;da da bir şube açan Minyon Kuyumculuk&#8217;un kendilerini maddi anlamda desteklediklerini anlatan Öztürk, Firma bu koleksiyonu Amerika&#8217;nın konseptine daha yakın bulduğu için oraya göndermeyi tercih etti şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/anasayfa/" target="_blank">Hürriyet</a></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/amazon-kadini-takilarla-dunyaya-aciliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 Türkiye&#8217;sinde kadına hâlâ yer yok</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/2011-turkiyesinde-kadina-hala-yer-yok.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/2011-turkiyesinde-kadina-hala-yer-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 16:44:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[başbakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[pozitif]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[statüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/magazin/2011-turkiyesinde-kadina-hala-yer-yok.html</guid>
		<description><![CDATA[Başbakanlık&#8217;a bağlı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce hazırlanan Türkiye&#8217;de Kadının Durumu Aralık 2010 raporuna göre, halen 4 milyona yakın kadın okuma-yazma bilmiyor. Bunların 2,5 milyonu 50 ve üzeri yaş grubunda bulunurken, 6-24 yaş arasında 220 bin kadın okuma yazma bilmiyor. Kadınlar için pozitif ayrımcılık maddelerinin getirildiği yasal düzenlemelere yer verilen Raporda, eğitim alanında kadınların durumunun ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakanlık&#8217;a bağlı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce hazırlanan Türkiye&#8217;de Kadının Durumu Aralık 2010 raporuna göre, halen 4 milyona yakın kadın okuma-yazma bilmiyor. Bunların 2,5 milyonu 50 ve üzeri yaş grubunda bulunurken, 6-24 yaş arasında 220 bin kadın okuma yazma bilmiyor.</p>
<p>Kadınlar için pozitif ayrımcılık maddelerinin getirildiği yasal düzenlemelere yer verilen Raporda, eğitim alanında kadınların durumunun ortaya koyuldu. Raporda, Türkiye nüfusunun yüzde 8&#8242;ini oluşturan okuma-yazma bilmeyenlerin büyük kısmını kadınların oluşturduğu belirtildi.</p>
<p>&#8221;Yıllar içinde okuryazarlık oranı sürekli artmasına rağmen henüz hedeflenen noktaya ulaşılamadığı&#8221; vurgulanan raporda, halen 4 milyona yakın kadının okuma-yazma bilmediğine işaret edildi. Raporda, okuma yazma bilmeyenlerin 2,5 milyonunu 50 ve üzerindeki yaş grubunun oluşturduğu, 6-24 yaş grubunda ise okuma yazma bilmeyen 220 bin kadın bulunduğu ifade edildi.</p>
<p>Yaş faktörü dikkate alındığında toplumsal cinsiyet uçurumunun azaldığı belirtilen raporda, 2006 yılında, 15-24 yaş arası kadınların okumaz yazmazlık oranının yüzde 5.9 iken, bu yaş grubundaki erkeklerin okumaz yazmazlık oranının yüzde 1.6 olarak kaydedildiği vurgulandı. Genele bakıldığında, okuma yazma bilmeme oranının her 2 cinsiyet içinde &#8221;genç yaş gruplarından ileri yaş gruplarına&#8221;, &#8221;kentsel nüfustan kırsal nüfusa&#8221; ve &#8221;Batı bölgelerden Doğu bölgelerine&#8221; gidildiğinde, artış sergilediği, ancak, bu değişkenlerin her koşulda kadınlar üzerindeki etkisinin erkekler üzerindeki etkisinden daha büyük olduğu vurgulandı.</p>
<p>Raporda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2009 verilerine de yer verildi. Buna göre, okuma yazma bilmeyen 4 milyon 672 bin 257 kişinin 3 milyon 757 bin 203&#8242;ü kadın. Okuma yazma bilen fakat bir okuldan mezun olmayan kadınların sayısı ise 6 milyon 933 bin 483. Bu grupta da 6 milyon 583 bin 731 erkek yer alıyor.</p>
<p>İlkokul mezunu kadınların oranı ise erkeklerden fazla. Türkiye&#8217;deki ilkokul mezunu 18 milyon 523 bin 823 kişinin 9 milyon 586 bin 552&#8242;si kadın. Erkek ilkokul mezunları ise 8 milyon 937 bin 271. Ortaokulu bitiren 1 milyon 9 bin 764 kadın, 1 milyon 786 bin 153 erkek, lise ve dengi okullardan mezun olan 4 milyon 376 bin 541 kadın, 6 milyon 2 bin 688 erkek bulunuyor.</p>
<p>Yüksekokul veya fakülte mezunu 4 milyon 320 bin 813 kişinin bulunduğu nüfusun 1 milyon 786 bin 379&#8242;unu kadınlar, 2 milyon 534 bin 434&#8242;ünü erkekler oluşturuyor. Yüksek lisans mezunları arasında 112 bin 983 kadının, 166 bin 285 de erkeğin yer aldığı görülürken, doktora mezunlarının 34 bin 201&#8242;ini kadınlar, 61 bin 301&#8242;ini de erkekler teşkil ediyor.</p>
<p>Nüfusun 3 milyon 32 bin 457&#8242;sinin nereden mezun olduğu ise bilinmiyor.</p>
<p><strong>-ÜST POZİSYONLARDA ERKEK EGEMENLİĞİ DEVAM EDİYOR-</strong></p>
<p>İsteğe bağlı okul öncesi eğitimde 2009-2010 öğretim yılında 980 bin 654 çocuk bulunuyor. Bu çocukların 469 bin 527&#8242;sini (yüzde 47.9) kız çocukları oluşturuyor. Rakamlarına göre, 3-5 yaş grubu okullaşma oranı toplamda yüzde 26.9. Bu yaş grubunda kız çocuklarının yüzde 26.5&#8242;i, erkek çocukların ise yüzde 27.3 okullaşmış durumda. 4-5 yaş grubunda toplamda yüzde 38.5 olan okulöncesi oranı; kız çocukları için yüzde 37.9, erkek çocukları için ise yüzde 39.2 olarak gerçekleşti.</p>
<p>İlköğretim kademesinde toplam okullulaşma oranı son 10 yılda artış gösterdi. 1997-1998 öğretim yılında ilköğretim kademesi net okullaşma oranı toplamda yüzde 84.7 iken, erkek ve kız çocukları için bu oran sırasıyla yüzde 90.3 ve 79 olarak kaydedildi. 2009-2010 öğretim yılına gelindiğinde ise, net okullaşma oranı yüzde 98.17&#8242;ye yükseldi. Erkek ve kız çocukları için net okullulaşma oranı sırasıyla yüzde 98.47 ve 97.84 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>-EN DÜŞÜK OKULLAŞMA BİTLİS&#8217;TE-</strong></p>
<p>İlköğretimde kız çocuklarının okullaşma oranının en düşük olduğu iller Bitlis (yüzde 84.27), Van (yüzde 84.57) ve Hakkari (yüzde 85.05), en yüksek olduğu iller ise Ankara (yüzde 99.31), İzmir (yüzde 99.18) ve Mersin (yüzde 99,01) olarak belirlendi. Geç kayıtlar, bitirmeden ayrılanlarla başta kızlar olmak üzere kırsal kesimdeki çocukların eğitime erişimindeki sorunlar, okullaşma oranının istenilen düzeyde artmasını engelledi. Özellikle okul terklerinin kız çocukları arasında erkek çocuklarına göre daha yüksek olduğu, 5. ve 6. sınıflarda bu oranın yoğunlaştığı görülüyor.</p>
<p>Ortaöğretimde 2009-2010 öğretim yılında net okullaşma oranı yüzde 64.95 iken, bu oran erkekler için yüzde 67.55, kızlar için yüzde 62.21 olarak hesaplandı. Buna göre, ortaöğretime devam eden 4 milyon 240 bin 139 öğrencinin yüzde 45.7&#8242;sini kız çocukları oluşturuyor.</p>
<p>2009-2010 yılı itibariyle 3 milyon 529 bin 334 üniversite öğrencisinin yüzde 44&#8242;ü (1 milyon 566 bin 701), yüksek lisans ve doktora programlarına devam eden öğrencilerin ise yüzde 46.8&#8242;sı kız öğrenci.</p>
<p>Mesleki kursları bitirenlerin yüzde 54.2&#8242;sini, sosyo-kültürel kursları bitirenlerin yüzde 53&#8242;ünü ve okuma-yazma kurslarını bitirenlerin de yüzde 67.5&#8242;ini kadınlar oluşturuyor.</p>
<p><strong>-KADIN AKADEMİSYEN ÇOK, YÖNETİCİ YOK-</strong></p>
<p>Akademik personelde ise kadının durumuna bakıldığında Profesör, Doçent, Yardımcı Doçent, Öğretim Görevlisi, Araştırma Görevlisi ve Okutman kadroları içinde kadın oranının birçok ülkeden daha yüksek olduğu (yüzde 38,7) görülüyor. Raporda, bu oranın çok önemli olmasına karşın rektör (yüzde 5.2) ve dekanlık (yüzde 15.3) gibi üst pozisyonlarda erkek egemenliğinin devam ettiğine işaret ediliyor.</p>
<p><strong>-OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİNDE KADIN AĞIRLIĞI-</strong></p>
<p>2009-2010 öğretim yılında, okulöncesi eğitimde çalışan 42 bin 716 öğretmenin yüzde 95&#8242;i (40 bin 647), ilköğretimde çalışan 485 bin 677 öğretmenin yüzde 52&#8242;si (252 bin 729), ortaöğretimde çalışan 206 bin 862 öğretmenin ise yüzde 41.9&#8242;u (86 bin 688) kadınlardan oluşuyor.</p>
<p>Son yıllarda ilköğretim kademesindeki kadın öğretmen sayısının önemli oranda arttığı gözlendiği belirtilen raporda, kimi koşullarda ailelerin kız çocuklarını okutmalarına karşı oluşturdukları direnci okuldaki öğretmenin kadın olmasının kırabilmesi açısından artışın önemli olduğuna işaret edildi. Öğretmenler ve okul müdürlerinin öğrenciler için birer rol modeli olduğu ve hayatlarına önemli etkide bulunduğu ifade edilen raporda, kadın öğretmenlerin sayısındaki artış gibi kadın okul müdür ve müdür yardımcılarının da sayısının artmasının gerektiğini vurgu yapıldı.</p>
<p>Öte yandan, eğitim yöneticisi konumundakiler arasında kadınların oranı çok düşük olduğu vurgulanan raporda, okullarda yönetim kadrolarında bulunan 58 bin 835 kişiden sadece 5 bin 298&#8242;inin (yüzde 8.98) kadın, 53 bin 537&#8242;sinin ise (yüzde 91.02) erkek olduğu kaydedildi.</p>
<p><strong>-HEDEF, 2 YILDA YÜZDE 100 OKULLAŞMA-</strong></p>
<p>Raporda, Eğitimde Türkiye&#8217;nin hedefinin, 2013 yılına kadar kız ve erkek çocuklar için okullulaşma oranını yüzde 100&#8242;e ulaştırmak olduğu ifade edildi.</p>
<p>Zorunlu ilköğretimin 8 yıla çıkmasından sonra, Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) sayısının 3 kattan fazla artarak okullardaki kız öğrenci kontenjanının yükseltildiği belirtilen raporda, 2009-2010 öğretim yılı itibariyle 589 YİBO&#8217;da 58 bin 222&#8242;si kız olmak üzere 150 bin 330 çocuğun eğitim gördüğü belirtildi.</p>
<p>2009-2010 öğretim yılında &#8221;Taşımalı İlköğretim Uygulaması&#8221;ndan 323 bin 971&#8242;i kız öğrenci olmak üzere 667 bin 475 çocuğun faydalandığı belirtilen raporda, &#8221;Ana Kız Okuldayız Okuma Yazma Kampanyası&#8221;na 8 Eylül 2008&#8242;den 1 Aralık 2010&#8242;a kadar 934 bin 627 kişinin katıldığı, bunlardan 519 bin 774&#8242;ünün okuryazarlık belgesi aldığı bildirildi.</p>
<p><strong>-SAĞLIKTA HİZMET AÇIĞI ERKEKLERE GÖRE DAHA FAZLA-</strong></p>
<p>Ergenlik çağından başlayarak her dönemde daha fazla sağlık hizmetine gereksinim duyan kadınlar için hizmet açığının erkeklere göre daha fazla olduğuna işaret edilen raporda, özellikle üreme sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p>Anne ölüm oranının 100 bin canlı doğumda 18.2 olduğu belirtilen raporda, anne ölümlerinin önlenmesi için doğum öncesi bakım hizmetlerinden yararlanmaları gerektiği ifade edildi. Raporda, genelde yüzde 92 olan doğum öncesi bakım alma oranının, kırsal yerleşim yerlerinde yüzde 84&#8242;e; Doğu&#8217;da ve eğitimsiz anneler arasında yüzde 80&#8242;nin hemen altına; 6 ve daha fazla çocuğu olan anneler arasında ise yüzde 72&#8242;ye gerilediği belirtildi.</p>
<p>Sağlık alanında 2008 yılına ait toplam doğurganlık, çocuk ölüm hızı gibi veriler yanında, Sağlık Bakanlığınca önümüzdeki dönemde kadınlara yönelik sağlık hizmetlerinin artırılmasına ilişkin hedeflerine yer verildi.</p>
<p><strong>&#8221;KADIN VE KIZ ÇOCUKLARININ YAŞAMLARININ HER ALANINDA GELİR DAĞILIMINDAKİ BOZULMADAN EN FAZLA ETKİLENEN GRUP OLDUĞU AÇIKTIR. GELİRİN, DOLAYISIYLA YAŞAM STANDARTLARININ DÜŞÜŞÜ KADINLARI BİR YANDAN DAHA ÇOK MARJİNAL İŞLERDE ÇALIŞIP AZALAN GELİRİ ARTIRMAYA ZORLARKEN, DİĞER YANDAN, EV İÇİ ÜRETİME AYIRDIKLARI ZAMANI ARTIRMIŞTIR&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de Kadının Durumu 2010 Aralık raporuna göre, 100 kadından sadece 12.8&#8242;i kendi hesabına ve işveren konumunda bulunurken, 51.1&#8242;i herhangi bir ücret ya da yevmiye karşılığında, 34.8&#8242;i de ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor.</p>
<p>Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce hazırlanan&#8221; Türkiye&#8217;de Kadının Durumu 2010 Aralık Raporu&#8221;nda kadınların eğitim, sağlık, çalışma hayatı, siyasete katılımdaki durumlarıyla şiddet konusundaki sorunları ele alındı.</p>
<p>Sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olan kadınların işgücüne katılım oranlarının düşük olduğuna işaret edilen raporda, ayrıca katılım oranlarının yıllara göre azalma gösterdiği belirtildi.</p>
<p>Kanunlardaki eşitlikçi yapıya rağmen, kadının niteliksel gelişimini ve işgücü piyasasına girişini sağlayacak gerekli mekanizmaların oluşamamasının bu düşüşün önemli nedenlerinden biri olduğuna dikkati çekilen raporda, Türkiye&#8217;de kadın istihdamının temel sorun alanlarından biri olarak varlığını sürdürdüğü ifade edildi. Raporda, kadınların işgücüne katılma oranının 1990&#8242;da yüzde 34.1, 2002 yılında yüzde 26.9, 2004 yılında yüzde 25.4, 2009 yılı için yüzde 26 olarak gerçekleştiği kaydedildi.</p>
<p>Rapora göre, kentteki kadınlara oranla (yüzde 22.3) kırsal alanda daha çok kadın işgücüne katılıyor (yüzde 34.6) gibi görünse de kırdaki 100 kadından 84&#8242;ü tarım kesiminde ve bunların yüzde 77&#8242;si herhangi bir ücret almaksızın ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor.</p>
<p>Türkiye geneline baktığımızda 2009 yılı verilerine göre kadın istihdam oranı yüzde 22.3 iken AB-15&#8242;te yüzde 60.4, AB-27&#8242;de yüzde 59.1. Türkiye&#8217;de istihdama katılan kadınların yüzde 41.7&#8242;si tarım sektöründe, yüzde 14.6&#8242;sı sanayi sektöründe, yüzde 43.7&#8242;si ise hizmetler sektöründe çalışıyor. İşteki durumları açısından bakıldığında 100 kadından sadece 12.8&#8242;i kendi hesabına ve işveren konumunda, 51.1&#8242;i herhangi bir ücret ya da yevmiye karşılığında ve 34.8&#8242;i ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor.</p>
<p>Göç unsuru çerçevesinde köyde işgücü içinde görülen kadın kente geldiğinde yeterli eğitim ve mesleki bilgi-beceriye sahip olmaması nedeniyle kent işgücü piyasasına giremiyor. İşgücü dışında kalarak genellikle ev kadını oluyor. İşgücüne katılmayan 100 kadından 62&#8242;si işgücüne katılmama nedeni olarak &#8216;ev kadını&#8217; olmalarını gösteriyor. Bu olgu hem kırda hem de kentte kadının işgücüne katılımını azaltıyor. ayrıca gelir azlığı nedeniyle çalışmak zorunda olan kadın, sosyal güvencesiz düşük statülü-gelirli işlerde çalışmak zorunda kalıyor.</p>
<p>Sanayi sektörü, özellikle imalat sanayi halen kadın işgücünün oldukça sınırlı olduğu bir sektör olma özelliğini koruyor. Bu na karşılık, tekstil, gıda, hazır giyim gibi emek yoğun sanayi dalları için kadınlar tercih edilen işgücü konumunda.</p>
<p>Rapora göre, istihdamda yer alan 100 kadından 58&#8242;i herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışıyor, bunların da yüzde 56&#8242;sını ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlar oluşturuyor. Ücretli veya yevmiyeli çalışan kadınların yüzde 26.6&#8242;sı, işveren kadınların yüzde 31.2&#8242;si, kendi hesabına çalışan kadınların yüzde 91.2&#8242;si herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmaksızın görev yapıyor.</p>
<p><strong>-KAYITDIŞI ÇALIŞMA-</strong></p>
<p>Rapora göre, kayıtdışı çalışma Türkiye genelinde yüzde 43.8 oranında. Kayıtdışı çalışma kırsal yerlerde yüzde 68 (kadın yüzde 87.6, erkek yüzde 57.3) ve kentsel yerlerde yüzde 30.9 (kadın yüzde 34.8, erkek yüzde 29.7). Bu oran tarımsal faaliyetlerde yaklaşık yüzde 85.7 iken, tarım dışı faaliyetlerde yaklaşık yüzde 30. Bu durum, kayıtdışılığın daha çok kırsal bölgelerde tarımsal faaliyetlerle uğraşanlarda özellikle de ücretsiz aile işçilerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Kayıtdışı olarak ücretsiz aile işçisi konumunda tarımsal faaliyetlerle uğraşanların yüzde 21.9&#8242;unu erkekler, yüzde 78.1&#8242;ini kadınlar oluşturuyor.</p>
<p>Kentte yaşayan en az lise mezunu olan genç kadın nüfusundaki işsizlik oranı yüzde 20.8, aynı durumda olan erkekler için ise yüzde 12.6. Raporda, eğitimsiz ve donanımsız kadının yanında eğitimli ve genç kadın nüfusta da işsizlik oranlarının yüksek olmasının, kadın istihdamında yaşanan sorunlar açısından önemli bir gösterge olduğu belirtildi. Bu durumun büyük ölçüde gelir dağılımına da yansıdığına işaret edilen raporda, &#8221;Kadın ve kız çocuklarının yaşamlarının her alanında gelir dağılımındaki bozulmadan en fazla etkilenen grup olduğu açıktır. Gelirin, dolayısıyla yaşam standartlarının düşüşü kadınları bir yandan daha çok marjinal işlerde çalışıp azalan geliri artırmaya zorlarken, diğer yandan, ev içi üretime ayırdıkları zamanı artırmıştır&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p><strong>-&#8221;EV KADINLARINA İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK SINIRLI KALIYOR&#8221;-</strong></p>
<p>Kadın emeğine vasıf kazandırabilmek için örgün eğitim yanında bilgi ve beceri geliştirmeye yönelik yaygın eğitime ihtiyaç bulunduğu belirtilen raporda, belli iş ve mesleklerin &#8221;kadınlara uygun işler&#8221; olarak toplumsal kabul görmemesi, görev dağılımında adil davranılmaması, ekonomik kriz dönemlerinde önce kadınların işten çıkarılması, özellikle kayıt dışı sektörde ücretlerin düşük tutulması gibi bazı ayrımcılık örnekleriyle karşılaşıldığına işaret edildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bir işyerinde çalışmasına rağmen sigortalı olmayan çok sayıda kadın bulunduğu vurgulanan raporda, ev kadınlarına isteğe bağlı sigortalılık olanağı sağlayan uygulamanın ise primlerin yüksekliği, prim ödemede eşe bağımlı olma ve yeterli bilgi sahibi olmama gibi nedenlerle sınırlı kaldığı kaydedildi.</p>
<p>Çalışma yaşamına girebilen kadınların çalışma yaşamlarını kısa bir dönemde bitirmesi veya kariyerde yükselme doğrultusunda tüm potansiyelini ortaya koyamamasının temel nedeninin, ev ve iş yaşamını uzlaştırma konusunda yaşadıkları sorunlar olduğuna dikkati çekilen raporda, kadınların aile yaşamında çocuk bakımı yaşlı ve hasta bakımı gibi yükümlülükleri kocasıyla veya devletle paylaşmak durumunda olduğu, ancak Türkiye&#8217;de kreş gündüz bakımevi gibi sosyal destek kurumlarının yeterli sayıya ulaşmadığı ifade edildi.</p>
<p><strong>-&#8221;SİYASETE KATILIM KADININ STATÜSÜ İÇİN GEREKLİ&#8221;-</strong></p>
<p>Günümüzde kadın siyasal katılımının hala erkeklerle eşit düzeye gelemediğine işaret edilen raporda, özellikle seçilme hakkından yararlanma ve siyasal karar mekanizmalarında yer alma konusunda cinslerarası eşitsizliğin çok belirgin bir biçimde varlığını sürdürdüğü ve kadınların erkeklerin çok gerisinde kaldığı vurgulandı.</p>
<p>Kadınların siyasal karar mekanizmalarında eksik temsilinin, demokrasinin anlamına uygun bir biçimde çalışmasına imkan bırakmadığı, &#8221;yönetime katılma&#8221; konusunda da, cinslerarası eşitsizlik sorununu gündeme getirdiği belirtilen raporda, &#8221;Kadınların karar alma süreçlerine eşit katılımı sadece adalet ve demokrasi talebi olmakla kalmayıp aynı zamanda kadının statüsünün geliştirilmesinin de gerekli bir koşuludur. Kadının her düzeyde yönetime faal katılımı sağlanmadan ve karar almanın bütün düzeylerine eşitlikçi toplumsal cinsiyet ana yaklaşımı yerleştirilmeden kalkınma ve çağdaşlık hedeflerine ulaşılamayacaktır&#8221; görüşüne yer verildi.</p>
<p>Kadınların siyasal karar mekanizmalarında eksik temsilinin bir başka olumsuz sonucunun da, kadın statüsü konusunda kendisini gösterdiğine işaret edilen raporda, kadının yer almadığı karar mekanizmalarında kadın sorunlarına duyarlılığın yeterince oluşmadığı, dolayısıyla kadın statüsünü yükseltecek yeterli çözümlere ulaşılamadığı ifade edildi.</p>
<p>Yerel yönetimlerde kadın temsilinin sınırlılığına da işaret edilen raporda, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde, 44 kadının il belediye başkanlıklarına, 321 kadın da ilçe ve belde belediye başkanlıklarına aday gösterildiği, Türkiye genelindeki toplam 2 bin 948 belediye başkanının sadece 27&#8242;sinin (yüzde 0.9) kadın olduğu hatırlatıldı. Bu kadınlardan sadece 2&#8242;sinin il belediye başkanı olduğuna değinilen raporda, 31 bin 790 Belediye Meclis üyesininse bin 340&#8242;ının (yüzde 4.21) kadınlardan oluştuğu belirtildi.</p>
<p>-<strong>UZMANLIK GEREKTİREN MESLEKLERDE KADININ ADI VAR-</strong></p>
<p>Kadınların uzmanlık alanlarındaki başarılarını da gösteren rapora göre, Türkiye&#8217;de uzmanlık gerektiren mesleklerde kadın oranları oldukça yüksek düzeyde. Üniversitelerde kadın öğretim elemanı oranı yaklaşık yüzde 41.5. Profesörler içerisinde kadın oranı yüzde 27.4, doçentlerde kadın oranı yüzde 31.6, öğretim görevlileri arasında kadın oranı ise yüzde 38.5. Ayrıca, 154 üniversitenin 8&#8242;inde kadın rektör görev yapıyor.</p>
<p>Kadınların bürokrasi içerisinde üst düzey karar verici konumlarda yer almasının oransal olarak düşük olduğu belirtilen raporda, bürokraside üst düzey yöneticilerin yüzde 93&#8242;ünün erkek, yüzde 7&#8242;sinin kadın olduğu kaydedildi.</p>
<p>Bütün dünyada erkeklerin egemen olduğu diplomatik görevlerde Türk Dışişlerinde görev yapan 110 Büyükelçiden 11&#8242;inin kadın olduğu belirtilen raporda, Türkiye&#8217;de kadın vali bulunmadığına, 464 vali yardımcısından 10&#8242;unun, 801 Kaymakam&#8217;ın 13&#8242;ünün, 261 kaymakam adayının ise sadece 8&#8242;inin kadın olduğuna işaret edildi.</p>
<p>Üst düzey bürokraside kadının durumuna da yer verilen rapora göre, 20 müsteşar içerisinde sadece Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı kadın. Bakanlıklarda 61 erkek, 2 de kadın Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapıyor. 42 kurum genel müdürünün, Bakanlık bünyesindeki 96 genel müdürün 5&#8242;eri kadın. 384 genel müdür yardımcısından 36&#8242;sı, 959 daire başkanından ise 139&#8242;u kadın. TÜİK 2008 verilerine göre, savcıların yüzde 5.2&#8242;si, hakimlerin ise yüzde 28&#8242;i kadınlardan oluşuyor.</p>
<p><strong>-ŞİDDET, KADINLARDA KORKU VE GÜVENSİZLİK YARATIYOR-</strong></p>
<p>Kadına yönelik şiddet konusunun de ele alındığı raporda, şiddetin, özellikle ekonomik açıdan kaynakları kıt olan toplumlarda daha belirgin olarak görüldüğü kaydedildi.</p>
<p>Şiddetin, ne biçimde olursa olsun kadınların hayatına korku ve güvensizliği soktuğu, temel hak ve özgürlüklerini kullanmalarını engellediğine işaret edilen raporda, özellikle aile içi şiddetin, yaygınlığı tam olarak bilinemeyen, aile mahremiyetinin bir unsuru olarak görülerek gizlenen, bu sebeple de mücadele edilmesi ve önlenmesi güç bir olgu olarak ortaya çıktığı vurgulandı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de de kadına yönelik şiddetin, tüm dünyada olduğu gibi hala en önemli sorun alanlarından biri olarak görüldüğü belirtilen raporda, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce 2008 yılında yapılan Türkiye&#8217;de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması sonuçlarına yer verildi.</p>
<p>Raporda, ayrıca kadına yönelik şiddetle mücadele için getirilen yasal düzenlemelerle, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve ilgili kurumlarca yapılan çalışmalar hakkında da bilgiler yer aldı.</p>
<p></span></p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/2011-turkiyesinde-kadina-hala-yer-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BBG&#8217;nin yıldızı estetik kurbanı oldu</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/bbgnin-yildizi-estetik-kurbani-oldu.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/bbgnin-yildizi-estetik-kurbani-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Jan 2011 00:22:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CreSpo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[bbg]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Yildiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/?p=1079</guid>
		<description><![CDATA[BBG&#8217;nin yıldızı estetik kurbanı oldu!.. Sadece porno sektörü tarafından tanınırken katıldığı bir televizyon programında hayatı değişti ancak yakaladığı bu şöhret ona hiç şans getirmedi. “Sexy Cora” olarak bilinen 23 yaşındaki starın daha önce beş kez göğüs ameliyatı geçirdiği, altıncısından dokuz gün sonra ise yaşama veda ettiği Bild gazetesi tarafından duyuruldu. Verilen habere göre, tanınan star [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BBG&#8217;nin yıldızı estetik kurbanı oldu!..<br />
Sadece porno sektörü tarafından tanınırken katıldığı bir televizyon programında hayatı değişti ancak yakaladığı bu şöhret ona hiç şans getirmedi.<br />
<a href="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/bbg.jpg"><img src="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/bbg.jpg" alt="bbg BBGnin yıldızı estetik kurbanı oldu" title="bbg" width="300" height="248" class="alignnone size-full wp-image-1080" /></a></p>
<p>“Sexy Cora” olarak bilinen 23 yaşındaki starın daha önce beş kez göğüs ameliyatı geçirdiği, altıncısından dokuz gün sonra ise yaşama veda ettiği Bild gazetesi tarafından duyuruldu. </p>
<p>Verilen habere göre, tanınan star geçtiğimiz hafta Habmurg’da göğüslerine 800 gram silikon enjekte etmek için bıçak altına yattı. Ancak operasyon sırasında kalbi durunca suni komaya sokuldu. Beyninde tahribat oluşan ünlü yıldız daha sonra hayatını kaybetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/bbgnin-yildizi-estetik-kurbani-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cameron Diaz&#8217;dan uyuşturucu itiraf</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/cameron-diazdan-uyusturucu-itiraf.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/cameron-diazdan-uyusturucu-itiraf.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2011 22:35:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CreSpo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cameron diaz]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/?p=1063</guid>
		<description><![CDATA[Cameron Diaz&#8217;dan uyuşturucu itirafı!.. Aktris Cameron Diaz, katıldığı bir televizyon programında ünlü Hip-Hop&#8217;çı Snoop Dogg&#8217;dan uyuşturucu satın aldığını söyledi. Cameron Diaz &#8220;İkimiz aynı lisede okumuştuk. O benden bir yaş daha büyüktü. EN GÜZEL BACAKLI ÜNLÜLER Okula hep tuhaf elbiselerle gelirdi. Çok zayıftı ve farklı tiplerle takılırdı. Bir dönem ondan uyuşturucu madde satın aldığım kesin&#8221; diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cameron Diaz&#8217;dan uyuşturucu itirafı!..<br />
Aktris Cameron Diaz, katıldığı bir televizyon programında ünlü Hip-Hop&#8217;çı Snoop Dogg&#8217;dan uyuşturucu satın aldığını söyledi.<br />
Cameron Diaz &#8220;İkimiz aynı lisede okumuştuk. O benden bir yaş daha büyüktü.<br />
<a href="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/cameron.jpg"><img src="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/cameron.jpg" alt="cameron Cameron Diazdan uyuşturucu itiraf" title="cameron" width="300" height="248" class="alignnone size-full wp-image-1064" /></a><br />
EN GÜZEL BACAKLI ÜNLÜLER</p>
<p>Okula hep tuhaf elbiselerle gelirdi. Çok zayıftı ve farklı tiplerle takılırdı. Bir dönem ondan uyuşturucu madde satın aldığım kesin&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/cameron-diazdan-uyusturucu-itiraf.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elele dergisi 35 yaşına girdi</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/elele-dergisi-35-yasina-girdi.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/elele-dergisi-35-yasina-girdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2011 22:33:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CreSpo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[elele dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Ataizi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşgünü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/?p=1060</guid>
		<description><![CDATA[Elele dergisi 35 yaşına girdi Kadın ve moda dergisi Elele, 35’inci yaşını önceki akşam W Otel Lounge’da kutladı. Oley sponsorluğunda gerçekleşen geceye dergi çalışanlarının yanı sıra Deniz Akkaya, Eda Taşpınar-Bora Kozanoğlu, Deniz Berdan, Tülin Şahin, Çağla Şıkel, Hande Ataizi, Sıla ve Burcu Güneş gibi ünlü isimler katıldı. Renkli parti, geç saatlere kadar devam etti. Gökhan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elele dergisi 35 yaşına girdi<br />
Kadın ve moda dergisi Elele, 35’inci yaşını önceki akşam W Otel Lounge’da kutladı.<br />
<a href="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/el-ele-dergisi.jpg"><img src="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/el-ele-dergisi.jpg" alt="el ele dergisi Elele dergisi 35 yaşına girdi" title="el-ele-dergisi" width="300" height="248" class="alignnone size-full wp-image-1061" /></a></p>
<p>Oley sponsorluğunda gerçekleşen geceye dergi çalışanlarının yanı sıra Deniz Akkaya, Eda Taşpınar-Bora Kozanoğlu, Deniz Berdan, Tülin Şahin, Çağla Şıkel, Hande Ataizi, Sıla ve Burcu Güneş gibi ünlü isimler katıldı. Renkli parti, geç saatlere kadar devam etti.</p>
<p>Gökhan Kimsesizcan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/elele-dergisi-35-yasina-girdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülben&#8217;in medeni halleri</title>
		<link>http://www.idealasklar.com/magazin/gulbenin-medeni-halleri.html</link>
		<comments>http://www.idealasklar.com/magazin/gulbenin-medeni-halleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Jan 2011 18:21:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CreSpo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[GÜLBEN ERGEN]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kapanya]]></category>
		<category><![CDATA[nur çitay]]></category>
		<category><![CDATA[seren serengil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.idealasklar.com/?p=1056</guid>
		<description><![CDATA[Gülben&#8217;in medeni halleri Boşanıyor mu, boşanmıyor mu? Gülben Ergen, çocuklar için yürüttüğü eğitim kampanyasından sonra şimdi de bu meseleyle takip ediliyor. Gülben’in medeni halleri Boşanıyor mu, boşanmıyor mu? Gülben Ergen, çocuklar için yürüttüğü eğitim kampanyasından sonra şimdi de bu meseleyle takip ediliyor. Halbuki o ufak bürokratik işlem, apreski görünümlü Chanel çizmelerinin aslında kristal olan topuğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülben&#8217;in medeni halleri<br />
Boşanıyor mu, boşanmıyor mu? Gülben Ergen, çocuklar için yürüttüğü eğitim kampanyasından sonra şimdi de bu meseleyle takip ediliyor.</p>
<p><a href="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/gulbenergen.jpg"><img src="http://www.idealasklar.com/wp-content/uploads/2011/01/gulbenergen.jpg" alt="gulbenergen Gülbenin medeni halleri" title="gulbenergen" width="300" height="248" class="alignnone size-full wp-image-1057" /></a><br />
Gülben’in medeni halleri<br />
Boşanıyor mu, boşanmıyor mu? Gülben Ergen, çocuklar için yürüttüğü eğitim kampanyasından sonra şimdi de bu meseleyle takip ediliyor. Halbuki o ufak bürokratik işlem, apreski görünümlü Chanel çizmelerinin aslında kristal olan topuğu kadar tali değil mi? Ayrı düşüldüğünün ilk sinyalleri referandum öncesi ’endişeli modern’ tavırla verilmedi mi? Bir nikâh ve üç çocukla aklanıp kutsanma projesinde Mustafa Erdoğan’ın rolü bitmedi mi? İmajı başarıyla tamamlanmış bu mukavemetli ve muktedir kadın bu saatten sonra evli olmuş, dul olmuş, grafiğinde bir şey fark eder mi?</p>
<p>Daha ilk satırdan Gülben Ergen’i çimdiklemek pahasına: Seren Serengil haklı! Hadi haklı demeyelim de, anlaşılır bir haletiruhiye içinde: İkisinin, genç Gülben ile genç Seren’in, yıllar öncesine dayanan bir hukuku, hasımlıktan önce neredeyse hısımlığa varan bir aynı evi paylaşmışlığı vardır. O dönem biri Stardust’tan Maksim’e en racon kesilen gazinolardaki körpe assolist, diğeri hasbelkader kadroya alınan ’Sinema Yıldızı’dır. Üstelik de assolist olan, kendini baba farkıyla alemin bütün kadınlarından burun farkı önde görür: Öztürk Serengil’in kolejli burjuva kızı! Yollar, teşriki mesaide bulunulanlar hep kesişir ve bugün varılan noktada, biri canı babacığının, otoriter annesiyle hesabını kapatamamış biricik kızı olarak kalır. Referansları esas olarak ebeveyni, bir türlü dengini bulamadığı garip sevgilileri, kavga kıyamet ve türlü rivayetle ayrıldığı eski eşi, trajik biçimde kaybedip anısını hep köpürttüğü bebeğidir. Özetle, geçmişi&#8230; Bazılarımız çok seyirlik, çok hasbıhallik, çaya gitmelik ve tasarladığı o kitsch porselen takımlarda kurabiye yemelik bulabiliriz onu, ama klasik normlarda olduramamıştır, becerememiştir. Diğeriyse sırf şov dünyasında değil, hakiki hayatta da ’başarmıştır’. Yeni televizyon programının bu pazartesi başlayacak olması bir yana (Hafta içi her sabah 9:30, TRT 1), saygın bir kocası vardır. Çocuk yapmanın en makbul sayıldığı dönemde üç oğlan annesi olmuştur. Böylelikle aklanmış, zamanında bulaşmış olduğu hikâyeler belleklerden silinmiştir. Zaten geçmişe takılmaz, geleceğe bakar. Sosyal sorumluluk projeleri yürütür, eğitim kampanyası için Doğu’nun ücra köylerine gider. Sosyal ağlarda faaldir, ayrıca ’endişeli modern’in tüm korkularını taşır. Yani tam da olması gerektiği yerdedir! Görünürde ’eksik’ olanın, görünürde ’tam’ olana sardırması, saldırması, hele ki mazi içinde bir yaraysa ve de fazla iş güç yoksa, kafayı meşgul edecek, anlaşılır bir şey. E Seren Serengil de çok yoğun biri sayılmaz, dolayısıyla sardırdı, saldırdı geçen hafta Gülben Ergen’e. Bir çift tüylü Chanel çizme yüzünden çıkmış gibi görünse de atışma, belli ki daha derinlerde birikenler de çizmeyi aşmış.</p>
<p>Işık gider, pişti olur!<br />
Meğer Chanel çizmelerle pişti olmuşlar. (Bu vesileyle Çetin Altan’ın geçen pazar yayımlanan ’Pişti’ başlıklı yazısını analım (9 Ocak, Milliyet). İskambil kartlarından ve oyunlarından hiçbirini bilmediğini söyleyen kıymetli Çetin Altan, piştinin ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor, yakınları da anlatıyor, hatta eşi Solmaz Kamuran magazin jargonunu es geçmiyor: &#8220;Bir davete iki kadın, birbirinin tıpatıp aynı olan giysilerle giderlerse; kendilerinden ’pişti’ oldular, diye söz ediliyormuş.&#8221; Sonra dostlarıyla geçirdiği hoş bir akşamı yad edip &#8220;Önceki gece Cihangir’deki Meclis-i Mebusan Yokuşu da ’pişti’ oldu&#8221; diyor Çetin Altan, &#8220;Birden Cihangir’de elektrikler kesiliverdi. Birkaç hafta önce sabah kesilmişti, şimdi gece de kesildiği için Cihangir’deki elektrik kesintisi ’pişti’ oluyordu.&#8221; Nasıl yani?!) Olaylar Seren Serengil’in Twitter’da &#8220;Bizim taklitçi, klipte kar sahnelerinde giydiğim Chanel çizmelerin aynısını almış, siyah ince çorapla giymiş ya inanamıyorum. Görgülü kız,&#8221; diye ortaya laf atmasıyla başladı. Gülben Ergen &#8220;Sabah sabah yok saydıklarımın çıkartmaya çalıştıkları sesleri duydum. Işığını kaybetmiş yüzlerini gördüm,&#8221; diye karşıladı. Bu ışık atışması, ilginçtir, tam da Ergen’in gözlerinde alıştığımız maytapları aradığımız döneme denk düştü&#8230; Yüz, hakikaten bazen kaybediyor ışığını. Göz, ferini. Ne kadar iyi rol kesse de insan, bakışta voltaj düşüyor. Bazen de hiç farkında olmadan uzunlar yakılmış gibi oluyor. Öyle keskin. İlişkilerin inişleri çıkışları, yüze dikkatli bakılırsa, bir tahterevalli gölgesi gibi izlenebiliyor. Gülben Ergen’in de Mustafa Erdoğan’la evlendiği, en çok da Atlas’ı doğurduğu dönemde havai fişekler patlıyordu göz bebeklerinde. Ama son aylarda bir yorgunluk mu, burukluk mu, kararsızlık ya da tam tersi karar mı, ne sebeple gitti o ışık oyunları derken&#8230;</p>
<p>Ateş-duman denklemi<br />
Geçen pazar Günaydın’da ’Gülben Ergen boşanıyor’ özel haber manşetiyle karşılaştık. Bülent Cankurt’un yazdığına göre, 2004’te evlendiği Mustafa Erdoğan’la yolları ayırmak için avukat Kezban Hatemi’ye vekalet vermişti. Hatemi de birkaç gün içinde davayı açacaktı. Bir evin/evliliğin içi, dışındakileri çok fena yanıltabilir. Asla tam bilemeyiz. Ömür boyu evli de kalabilirler. Avukat Kezban Hatemi olmaz da, Altın Mimir olur&#8230; Ama bizim de bunca yıllık okur tecrübesiyle sabitlediğimiz kurallar var: Bu tip havadisler genellikle boş çıkmaz. Önce yalanlanır ama uzun vadede ateş-duman denklemi hep işler. Bülent Cankurt’un güvenilirliği birinci sınıftır. Gülben Ergen’in yalanlaması, laubalileşmeyen ve detaya girmeyen resmicene bir dille geldi. &#8220;09.01.2011 tarihli SABAH gazetesinde yer alan ’Gülben Ergen boşanıyor’ başlıklı haberde yazan Gülben Ergen, Kezban Hatemi’ye boşanmak için vekalet verdi haberi tamamen asılsızdır&#8221;, &#8220;Tüm gazeteci arkadaşlarım arıyorlar bugün. Boşanma davası açmadım, herhangi bir avukata da vekalet vermedim. Başka açıklama yapmam, selam ederim&#8221;, &#8220;Twitter neşe kaynağım, eğlencem olmaktan çıkıp alıntılara tahminler yüklenip haber olma niteliği taşıdığı için maalesef biraz ara&#8230; bu ara!!!&#8221; diye.</p>
<p>Twitter’dan fal bakma<br />
Sonrası her tweet’inden medet umma günleri: &#8220;Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek ahmaklıktır,&#8221; şeklindeki Einstein aforizması papatya falı açtırdı. &#8220;Yılmaz’la (kaynım) uzun bir sohbet ettik&#8230; Dedi ki ’Kadın âşık olacağı adamı doğurur.’ Sen ben bi etkilen, bi fenalaş, bi dövün, bi debelen <img src='http://www.idealasklar.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt="icon smile Gülbenin medeni halleri" class='wp-smiley' title="Gülbenin medeni halleri" /> )&#8221; yazınca, Yılmaz Erdoğan’ın arayı yumuşattığına kanaat getirildi. Meraklanıp geriye doğru sondaj yapınca, hissiyat tespiti için hiç de nekes bir mecrada olmadığımız söylenebilir aslında: &#8220;Hiçbir karar almama kararı alabilirim, çünkü tüm kararlar aynı anda gelecek için kısıtlamalardır. Tüm kararlar hapsolmuşluktur,&#8221; demiş Osho!!&#8221; (5 Ocak) &#8220;Ve gece&#8230; Ankara’dan İstanbul’a dönüş yolundayım. Şimdi düşünmeler zamanı&#8230;&#8221; (1 Ocak) &#8220;Sinemaya gidemedim <img src='http://www.idealasklar.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt="icon sad Gülbenin medeni halleri" class='wp-smiley' title="Gülbenin medeni halleri" />  Şu saat oldu ve ben bi başıma kalmayı becerebildim bu sefer de halim kalmadı, bişeye kızgınım neye olduğunu bilmiyorum.&#8221; (19 Aralık) &#8220;Boğazımdaki şiş büyümekte, yutkunurken beni sinir etmekte, iş, güç, ev, düzen, sorumluluklar ve dahalar dahalar sırtıma binmekte.&#8221; (9 Aralık) &#8220;Bi arkadaşıma dedim ki içim yorgun be!! O da bana dedi ki senin için yorgun olmaz renkli renkli ben biliyorum dedi&#8230; Benim de hoşuma gitti.&#8221; (3 Aralık)</p>
<p>Koca bu hayatın neresinde?<br />
Twitter performansı şöyle şeyler düşündürüyor: Üç çocuk, bir kariyer ve altı okulluk eğitim kampanyası maratonundan vakit bulup da bu yoğunlukta sosyal ağ muhabbetiyle nasıl/niye uğraşıyor? Bazı kadınların daha becerikli, daha organize, daha proje kafalı olduğunu biliyoruz. Bu ’paylaşım’ın, paketin vazgeçilmez parçası olduğunu da. Ama sevgiliyle/eşle limoni durumlarda, enerjinin işe-güce verildiğini, hiperaktif olunduğunu da&#8230; Eş tarafından ihmal edilen, yalnız bırakılan biri mi var karşımızda? Koca, bu kalabalık hayatın ne kadar neresinde? Bir kocanın varlığını, aylar içinde sadece iki kere görüyoruz: 11 Aralık’ta evde yılbaşı ağacı süslenirken Mustafa Erdoğan’ın Ahmet Kaya’yı anma gecesine yetiştiği için pek mutlu olduğunu öğreniyoruz. Kurban Bayramı tatilinde ailecek Tunus’a gidildiğinde Mustafa Erdoğan’ın ’resim koyma olayını sevmediği’ni okuyoruz. Resim koymayı sevmiyor mu, artık resimde en azından baskın biçimde yok mu? Gülben Ergen’in üç oğluyla olan fotoğraflarına bakıyoruz: Oyun odası, Legolar, eşofmanlar, dağınıklık, doğallık&#8230; Her şey o kadar pozsuz, neşeli, coşkulu, dolu, mutlu ve normal ki&#8230; Bu kadının sanki üç oğluyla yaşadığı aşkta, doldurduğu hayatta bir de kocaya zaten yer yok mu?</p>
<p>Coşan korkuları yatıştıracak yok mu?<br />
Dansçı kızlarla kaçamak dedikoduları o kadar da mühim değil, Ergen’le Erdoğan’ın birbirinden uzağa düşmüş olabileceğinin asıl sinyali ağustos ayında, üstelik hiç de böyle bir niyet taşımadan gelmişti. Gülben Ergen, referandum öncesinde &#8220;Ülkemle ilgili darmadağın endişelerimi, tüm korkularımı annem daha da coşturdu,&#8221; diye görüş beyan etmiş, hatırlarsınız Cumhurbaşkanı Gül’ün oğlu Emre Gül de &#8220;Nedir o endişe ve korkular?&#8221; diye sorunca, ortalık ayağa kalkmıştı. Önce temkini elden bırakmadan sessiz kalan, sonra &#8220;Endişelendim deyince gösterilen tepkiler, neden endişelendiğimin kanıtı gibi&#8230;&#8221; diyen Gülben Ergen, aslında Binnaz Toprak’tan evvelki öncü ’endişeli modern’ sayılabilirdi! Bazılarımız kokuyu ilk o vakit aldı. Ergen’in Cumhuriyet kızı annesi Gülser hanımın coşturduğu korkularını, kocası eğer istese yatıştırabilirdi. ’Endişeli modern’ kaygılarına prim vermediğini bildiğimiz Erdoğan ailesi neredeydi? Gülben Ergen, çocukları yatırdıktan sonra Mustafa Erdoğan’la havadan sudan ve bu topraklardan laflıyor olsa, ülkesiyle ilgili darmadağın endişeleri biraz toparlanmaz mıydı?</p>
<p>Doğru vakitte doğru pozisyon<br />
Referandum öncesi aldığı bu ’kaygılı çağdaş’ pozisyon, aslında hayattaki başarısının da formülü gibi: Doğru anda doğru pozisyon alma becerisi. Doğru zamanda doğru iş yapma aklı. Onda işte bu var. Hayatını, gençliğindeki çuvallamalar dahil gözümüzün önünde yaşadı. Ama aklıyla, hırsıyla, azmiyle, şeytan tüyüyle ve ilişkiler ağıyla en dibe vurduktan sonra en temiz biçimde su üstüne çıkmayı ve sonra da bir daha batmayacak biçimde orda kalmayı başardı. İlyas Atak adı bugün pek çoklarına bir şey ifade etmiyorsa, onu Erol Evcil’le beraber anmak yakışıksız duruyorsa, kaset skandalı hafızanın çöplüğünden bile neredeyse dışarı atıldıysa, bu onun mucizesi. Ne kadar gurur duysa hakkı. Helal olsun. Artık batmaz. 2004’te Kemer Country’de Ayşe Özgün ile Tuncay Özkan’ın şahitliğinde kurulan bir müessese, bütün memleketin şahitliğinde çökse de, enkazın altında kalmaz. Mustafa Erdoğan, beyaz atıyla tam vaktinde uçtu, geldi, akladı. Atlas, Ares ve Güney’i kazandırarak da vazifesini tamamladı. Bundan böyle belediyesel varlığıyla yokluğu aman aman fark etmez. Üç çocuk ve bunca ortak alan oldukça, kayınvalide Süheyla hanımla, ’kayın’ Yılmaz Erdoğan’la, bu Doğulu ve duyarlı aileyle bağlar kolay kopmaz. Ve Gülben Ergen, böyle bir ailenin sağladığı ivmeyle ’Çocuklar Gülsün Diye’ deyip şahlandı asıl. Tokat, Mardin, Trabzon, Erzurum, Sinop ve Hatay’ın köylerine anaokulu açtı. Arada kendi reklamını yaptığını düşünenler oldu, olsun, kuru reklama yeğleriz, bu vesileyle dünya kadar da iyi, hayırlı, ümit veren iş yaptı. Bir samimiyet testi yok ki, oranını hesap edelim, yüzde kaçı hakikat kaçı cila bilelim. Ama o ücra köylerdeki varlığı, hakkını teslim etmeli ki hiç eğreti durmadı. Yarın başlayacak programına ’Her şey kadınlar için’ mi olsun, ’Gülben’ mi olsun diye isim aramışlar uzun uzun. ’Güldümben’ de olabilirdi. Hayatının tek kelimelik özeti bu artık.</p>
<p>Nur ÇİNTAY </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.idealasklar.com/magazin/gulbenin-medeni-halleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

