Beyin sisi: Travma, belirsizlik ve karantina zihnimizi nasıl etkiledi?

Beyin sisi: Travma, belirsizlik ve karantina zihnimizi nasıl etkiledi?

Yeni tip corona virüs pandemisi nedeniyle dünya genelinde enfekte olanların sayısı 140 milyona yaklaşıyor, fakat Covid-19 yalnızca fiziksel sağlık problemlerine yol açmıyor. Artan karantina önlemleri, ekonomik kayıplar ve belirsizlik küresel olarak pek çok kişiyi “odaklanamama, unutkanlık, uyku güçlüğü ve karamsar düşüncelerle baş başa bırakıyor. Ruh sağlığı uzmanları ise “beyin sisi” olarak adlandırılan bu durumun kalıcı etkilerinden endişe duyuyor.

Psikiyatristler ve nörobilimciler beyin sisinin hafızadaki etkilerini değerlendirerek, durumla başa çıkmanın yollarını açıkladı.

Dünya, pandeminin ikinci yılında artan karantinalarla mücadele ederken, gittikçe artan sayıda  insan kendilerini dalgın ve unutkan bir ruh haline sokan bir beyin sisi salgınına yakalandığını belirtiyor.
Uzmanlar, “odaklanamama, uyku güçlüğü, olumsuzluk duyguları ve karamsar düşüncelerin eşlik ettiği beyin sisini, pek çok faktörün etkili olduğu şemsiye bir terim olarak nitelendiriyor.
ABD’de yer alan Chicago’daki Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi’nde nöroloji profesörü olan  Dr. Borna Bonakdarpour, tüm bu hisler beyni, özellikle de hafızaya, hatırlamaya ve ilgiye katkıda bulunan frontal ağı yorabileceğine dikkat çekerek, “Karantina ve sosyal mesafe gibi güvenlik önlemleriyle fiziksel uyarımı ortadan kaldırmak, bazı zihinsel uyarılmaları da ortadan kaldırır. Bu faktörler beynimizin nasıl çalıştığını yani düşünme şeklimizi  etkileyebilir. Dışarı çıkmıyoruz. Yeterince ışık almıyoruz. Günlük hayatımız ve çevremiz değişti. Örneğin, pek çok insan evlden çalışıyor. Bazı insanlar için etrafta çocuklarının bulunması özellikle dikkat dağıtıcı bir faktör” ifadelerini kullandı.
UC Berkeley’de doktora yapan bir çevrebilimci olan Tyus Williams ise beyin sisinin kendisi için net düşünmeyi zorlaştırdığını söyledi. Williams, “Günlük aktivitelerimde performansımda kademeli bir gecikme var ve bunu fiziksel olarak hissediyorum ve bilişsel olarak fark edebiliyorum. Bir şeyler ters gidiyor”.
Sosyal medyadaki çoğu kişi de Williams ile benzer şekilde hissettiğini bildirdi.
Penn State Üniversitesi’nde yardımcı doçent olan  Pepsi Umberger, sınıfında öğrencilerinin çoğunun ders sırasında zihinsel olarak devamsızlık yaptığını, ödevlerin  teslim tarihlerinde ve net düşünmede zorluk yaşadığını açıkladı. Uberger, zihin egzersizi yapmayı ve stresi azaltmayı amaçlayan bir program uyguladığını ifade ederek, “Derslere meditasyonla başlıyoruz. Öğrencilerim en çok ‘yırtma’ egzersizinden keyif alıyor. Şu anda hayatınızda olan tüm endişelerinizi yazıyorsunuz ve sonra onu küçük parçalara ayırıyorsunuz” dedi. Diğer taraftan Bonakdarpour, beyin sisine karşı savaşmak isteyen insanların aşağıdaki üç adımı denemesi gerektiğini söyledi:
1. Tercihen dışarıda, arkadaşlar ve aile üyeleri ile birlikte güvenli bir şekilde sosyalleşmek.
2. Bulmaca ve okuma gibi aktivitelerle beyni zinde tutmak.
3. Daha sık müzik dinlemek. Bonakdarpour, “Müzik, aşina olduğumuz yüzleri ve hatıraları geri getirirek beyni canlandırır. Yani aslında yalnız olmadığınızı hissini yaratarak,  bir sosyalleşme duygusu yaratır “dedi.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir