Derya Şensoy’un gözyaşları: Baba kız aşkımız okyanusları aştı (Ferhan Şensoy’a veda)

Usta sanatçı Ferhan Şensoy’un cenazesi, yakınları tarafından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morgundan alındı. Ardından usta sanatçının naaşı tören için Ses Tiyatrosuna götürüldü. Şensoy için İstiklal Caddesi’ndeki Ses Tiyatrosu’nda tören düzenlendi. Törene katılan kızları Derya ve Ferhan Şensoy gözyaşları içinde babalarını ne kadar sevdiklerini anlatırken, kürsüye çıkan sanatçılar ise usta tiyatrocudan söz ederek taziye dileklerini iletti. Gözyaşlarına boğulan kızı Derya Şensoy, “Baba kız aşkımız şimdi okyanusları, çok bulutları ve yıldızları aştı. Seni çok ama çok seviyorum” sözleriyle babasına seslendi.

Tedavi gördüğü hastanede iki gün önce hayatını kaybeden sanatçı Ferhan Şensoy, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morgundan alındı. Şensoy’un cenazesini Derya Baykal’ın oğlu Mert Baykal teslim aldı. Tabutu cenaze aracına konulan Şensoy’un naaşı önce Zincirlikuyu Gasilhanesi’ne ardından usta sanatçının naaşı tören için Ses Tiyatrosuna götürüldü.Taraftarı olduğu Galatasaray bayrağına sarılı olan tabutu sahneye çıkarıldı. Buradaki törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, usta sanatçının eşi Deniz Baykal, kızları Müjgan Ferhan Şensoy ve Derya Şensoy, oğlu Mert Baykal, yakınları sanat dünyasının tanınmış simaları katıldı. Okan Bayülgen’in sunuculuğunu yaptığı törende sahneye çıkan sanatçılar, usta tiyatrocuyu anlattı ve taziye dileklerini sundu.Usta sanatçının kızları gözyaşlarını tutamadıKürsüye çıkan eşi Derya Baykal, “Değer verdiğiniz bu tiyatroya her zaman doldurdunuz. Bu tiyatroya bir enkaz halinde geldik. Bu sahnenin üstünde örülmüş bir duvar önünde bir film perdesi her yer kırık dökük. Ama o kadar güzel dostları vardı ki. Her şeyi bu tiyatroya yatırdı. Arkadaşları destek oldu. Ne kazandıysak tiyatroya yatırdık. Çivi çaktırmazdı tiyatroya. Çok güzel oyunlar oynadık. Çok güzel 3 tane çocuğumuz var. Gerçekten hepsinin çok güzel bağları vardı” dedi.Kızları Müjgan Ferhan Şensoy ve Derya Şensoy ise gözyaşları içinde babalarını ne kadar çok sevdiklerini anlattı.  Gözyaşlarına boğulan kızı Derya Şensoy, “Baba kız aşkımız şimdi okyanusları, çok bulutları ve yıldızları aştı. Seni çok ama çok seviyorum” sözleriyle babasına seslendi.Konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Güçlü bir dili ve yazım yeteneği vardı. Toplumun her kesimi tarafından sevilmesi bunun en önemli ispatı. Tabi böyle bir ustayı yaşarken tanımak onun eserleri bizzat seyretmek şansına bahtiyar olduk çok sevinçliyiz. Bize düşen bundan sonra bu sene çok fazla ustamızı kaybettik yaprak dökümü gibi onların anıları bize bıraktıkları emanetleri yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak” dedi.Törende konuşan Okan Bayülgen, “Dünya çapında bir ustayı uğurlarken soğukkanlı olmalıyız, Ona layık olmalıyız. Çok üzgünüm” dedi.Törende sanatçının gitar çaldığı ve oyunlarından bölümlerin yer aldığı bir film de gösterildi. Film gösteriminin bitmesinin ardından Ferhan Şensoy ayakta alkışlandı. Ardından Şensoy’un sahnede bulunan tabutuna karanfiller fırlatıldı.Usta oyuncu Ses Tiyatro’sunda düzenlenen törenin ardından ikindi namazına müteakip Teşvikiye Camii’nde kılınacak cenaze namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
İşte ilk törenden yansıyan diğer kareler…Ferhan Şensoy, 26 Şubat 1951’de ilkokul öğretmeni Müjgan Şensoy ile Çarşamba Belediye Başkanı, tüccar Yusuf Cemil Şensoy’un oğlu olarak Samsun’da dünyaya geldi.
Samsun’da 1957’de Gazi Osman Paşa İlkokulu’na başlayan sanatçı, 1961’de girdiği Galatasaray Lisesini bitirmeyerek, liseyi 1970’te Çarşamba’da tamamladı.Şensoy’un ilk öykü ve şiirleri 1969’da “Yeni Ufuklar” ve “Soyut” dergisinde yer aldı.
Kaleme aldığı skeçleri Devekuşu Kabare’de 1970’te sahnelenmeye başlayan Şensoy, aynı yıl Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümüne girdi.
Şensoy, 1970’te Galatasaray Oyuncuları isimli amatör topluluğu hayata geçirdi. Topluluk, sanatçının yazdığı, “Je M’en Fous Bilader” adlı Türkçe-Fransızca eserin provalarını, Haldun Taner’in önderliğinde, Devekuşu Kabare Tiyatro’sunun salonunda gerçekleştirdi.Grup Oyuncuları ile 1971’de Ayfer Feray Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa adım atan sanatçı, ilk profesyonel yönetmenlik deneyimini ise İsmet Küntay’ın yazdığı, Paravana Kabare’nin sergilediği, “Güm Güm Güm” adlı oyunla yaptı.
Usta sanatçı, 1972’de Fransa’daki Strazburg’da Ecole Superieure d’Art Dramatique adlı okulda tiyatro öğrenimine başladı.
Yönetmen Jerome Savary’nin 1973’te asistanlığını yapan Şensoy’un “Haneler” adlı oyunu aynı yıl, Haldun Taner ve Umur Bugay’ın ek skeçleriyle Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda ilk kez oynanmaya başladı.Fransızca “Montreal’de Ce Fou De Gogol” eserini kaleme alan sanatçı, eserle 1975’te “En İyi Yabancı Yazar” ödülünü aldı.
Tiyatroya ömrünü adayan Şensoy, 1973’te Nazım Hikmet, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Yunus Emre’nin metinlerine yer verdiği Fransızca kolaj oyun “Proche – Orient Lointain”(Iraktır Yakın Doğu) eserini yazdı.
Türkiye’ye dönmesinin ardından 1976’da Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda, yazarlığını da yaptığı “Dur Konuşma Sus Söyleme” adlı oyunda rol alan Şensoy, Türk Yazarları Tiyatrosu’nda da oyunculuk ve yönetmenlik görevlerinde bulundu.1976’DA İLK KEZ TELEVİZYONA ÇIKTI
İlk televizyon skeçlerini de 1976’da yazmaya başlayan Ferhan Şensoy, Ali Poyrazoğlu’yla rol aldığı skeçlerin birinde canlandırdığı garson rolüyle ilk kez televizyona çıktı.
Nisa Serezli – Tolga Aşkıner Tiyatrosu’nda da oyunculuk yapan Şensoy, yine 1976 senesi içinde, TRT Televizyonu’na ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda çeşitli skeçler yazdı.
Şensoy, 1977’de ilk kitabı “Kazancı Yokuşu” yayınladı ve yönetmenliğini Temel Gürsu’nun üstlendiği “Kızını Dövmeyen Dizini Döver” ile ilk kez bir filmde yer aldı.Oyuncu Mete İnselel ile Anyamanya Kumpanya Tiyatrosu’nu 1978’de kuran sanatçı, kendi eseri “İdi Amin Avantadan Lavanta” oyununda uzun yıllar rol aldı ve yönetmenlik yaptı.
Sanatçının 1978’de yazdığı “Bizim Sınıf” adlı televizyon dizisi ikinci bölümden sonra öğretmenlerin manevi şahsiyatını tezyif ettiği gerekçesiyle TRT’de yasaklandı ve oyuncu olarak katıldığı diğer televizyon dizileri de yayından kaldırıldı.
Ferhan Şensoy, daha sonra 1979’da kaleme aldığı “Sizin Dershane” dizisinde rol aldı. Ayrıca tiyatro çalışmalarına da ara vermeden devam eden sanatçı, Ayfer Feray Tiyatrosu’nda da kendi yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı “Hayrola Karyola” oyununda rol aldı.BİRÇOK ÖDÜL ALDI
Yazdığı “Dedikodu Şov” isimli kabare gösterisini Adile Naşit, Perran Kutman, Pakize Suda, Sevda Karaca ve İstanbul Gelişim Orkestrası’yla sahneleyen Şensoy, Arda Uskan’ın yazıp, Fuat Güner’in müziklerini yaptığı “Kukla ve Kuklacı Kabare” gösterisinde oynadı.
Usta tiyatrocu, 14 Mart 1980’de Harbiye’de, Yapı Endüstri Merkezi Salonu’nda ilk kez perdelerini açan ve 50’yi aşkın oyunun oynandığı Ortaoyuncuların bünyesinde, “Nöbetçi Oyuncular” adlı bir gençlik grubu kurarak, yeni tiyatro sanatçılarının yetiştirilmesine katkıda bulundu.
“Şahları Da Vururlar” oyununda da yönetmen ve oyuncu olarak yer alan Şensoy’un, Fuat Güner’le birlikte müziklerini de yaptığı bu oyun, “Avni Dilligil Jüri Özel Ödülü” ve Dergi-13’ün “En Başarılı Oyun Ödülü”ne değer görüldü.Şensoy, Küçük Sahne’nin 30. yılı dolayısıyla Ortaoyuncular’ın konuğu olarak, Aleksiev Arbuzov’un “Eski Moda Komedya”sında oynadı. Mücap Ofluoğlu’nun sahneye koyduğu oyunun dekorunu da yapan Şensoy’un performansı, Tiyatro-81’in “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”nü getirdi.
“Ferhangi Şeyler” adlı tek kişiik oyununu 7 Mart 1987’den itibaren aralıksız oynayan sanatçı, yazıp yönettiği “Varsayalım İsmail” adlı televizyon dizisindeki performansıyla da Doruktakiler Ödülü’nün sahibi oldu.
Sanatçı, 1988’de, kendisine Ulvi Uraz Ödülü ve Sanat Kurumu Ödülü’nü getiren “İstanbul’u Satıyorum” oyununu yeniden yazıp, müziklerini yaptı. Münir Özkul ve Erol Günaydın’ın katılımıyla Ortaoyuncularda oynanan oyunu yine Şensoy yönetti.İstanbul Şehir Tiyatrosunda, Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı”nı sahneye koyan Şensoy, Anca Visdei’nin “Don Juan ile Madonna” oyununu Fransızca’dan çevirdi ve yönettiği bu oyunda Derya Baykal’la aynı sahneyi paylaştı.
Avni Dilligil, İsmail Dümbüllü ve Nasrettin Hoca Mizah Ödülü’nün yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı Jüri Özel Ödülü, Heygirl Dergisi Yılın Oskarları Ödülü, Afife Jale ve Muhsin Ertuğrul Ödülü gibi çok sayıda prestijli ödülün sahibi usta sanatçı, Kel Hasan Efendi’den bugüne kadar gelen “Kavuk”u 1989’da Münir Özkul’dan devraldı, onardığı Tarihi Ses Opereti’ni “Ses 1885” adıyla açtı.
Şensoy’un 1990’da Pierre-Henri Cami’nin yaşamı ve yapıtlarından yola çıkarak yazdığı ve yönettiği “Yorgun Matador”, kendisine Doruktakiler ve “Altan Erbulak Ödülleri’ni getirdi.Uzun yıllar devam eden “Ferhangi Şeyler” gösterileriyle, Altın Objektif Ödülü’ne layık görülen Şensoy, gösteriyi Stuttgart, Duisburg, Bochum, Berlin, Wuppertal, Köln, Nühnberg, Munich, Frankfurt, Hamburg, Amsterdam ve Zürih’de de sergiledi.
Bir televizyon kanalında “Kaybet-Kazan” isimli bir yarışma programının sunuculuğunu üstlenen Şensoy, 1994’te kiraladığı bir gemiyi yüzen tiyatroya dönüştürdü ve “İçinden Dalga Geçen Tiyatro” adını verdiği bu geminin tiyatro salonunda, yazdığı ve müziklerini yaptığı “Seyircili Seyir Defteri” adlı oyunu sahneledi. Aynı geminin 2. katında gece 24.00’ten sonra, “Kırkambar – Gece Tiyatrosu” kabare gösterisini sergileyen sanatçı, bu tiyatro projesiyle “İsmail Dümbüllü Ödülü”nü aldı.
Bir televizyon kanalında, “Bağımsız Federe Ferhan Şensoy Televizyonu” isimli haftalık bir program yapan sanatçının “Güle Güle Godot” adlı eseri, Paris’te amatör bir tiyatro topluluğu tarafından Fransızca “Adieu Godot” ismiyle oynanırken, “Hayrola Karyola” oyunu da, Yugoslavya’da Prizren Kültürevi Türk Tiyatrosu’nda sahnelendi.Amsterdam’da, Amsterdam Deneme Sahnesi Topluluğu tarafından “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı” ve “Parasız Yaşamak Pahalı” oyunları sahneye kondu.
Şensoy, özgeçmişini yazdığı romanı “Kalemimin Sapını Gülle Donattım”ı da 2001’de okurla buluşturdu. 1980’de oyuncu Derya Baykal ile evlenen Şensoy’un bu birlikteliğinden 1989’da kızı Müjgan Ferhan ile 1990’da Neriman Derya dünyaya geldi. İki sanatçı 2004’te evliliklerini sonlandırdı.
“Eşeğin Fikri”, “Hacı Komünist” ve “Elveda SSK” adlı üç kitabını 2005’te yayınlayan Şensoy, Deneme Sahnesi 35. Yıl Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülünün yanı sıra Nasrettin Hoca Altın Eşek Gülmece Ödülü’nün sahibi oldu.
Elli kadar sahne oyununda, 10’u geçkin televizyon dizisinde rol alan usta oyuncu, 2006’da “Pardon” filmiyle en iyi senaryo ödülünü kazandı.Ferhan Şensoy’un yaşamı boyunca yazdığı, yönettiği ve rol aldığı oyunlar şöyle:
“İşsizler Cennete Gider”, “Ruhundan Tramvay Geçen Adam”, “Bilimsiz, Kurgusal Güldürü”, “Fername”, “Kiralık Oyun”, “Uzun Donlu Kişot”, “Beni Ben mi Delirttim?”, “Biri Bizi Dikizliyor”, “Kahraman Osman”, “Kökü Bitti Zıkkım Zulada”, “Sahibinden Satılık 1. El Ortaoyunu”, “Fişne Pahçesu”, “Parasız Yaşamak Pahalı”, “Çok Tuhaf Soruşturma”, “Felek Bir Gün Salakken”, “Üç Kurşunluk Opera”, “Şu Gogol Delisi”, “Kırkambar-Gece Tiyatrosu”, “Seyircili Seyir Defteri”, “Köhne Bizans Operası”, “Parasız Yaşamak Pahalı”Kitapları :
“Karagöz ile Boşverin Beni”, “Elveda SSK”, “Hacı Komünist”, “Eşeğin Fikri”, “Rum Memet”, “FerhAntoloji”, “Kalemimin Sapını Gülle Donattım”, “Falınızda Rönesans Var”, “Denememeler”, “İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You”, “Düşbükü”, “Ayna Merdiven”, “Kazancı Yokuşu”, “Seçme Sapan Şeyler”
Filmleri:
“Son Ders: Aşk ve Üniversite” , “Pardon”, “Şans Kapıyı Kırınca”, “Büyük Yalnızlık”, “Bir Bilen”, “Parasız Yaşamak Pahalı”, “Köşedönücü”, “Kızını Dövmeyen Dizini Döver”, “Aşk Dediğin Laf Değildir”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir