Jodie Foster: Muhammed hepimize insanlık dersi verdi

Jodie Foster: Muhammed hepimize insanlık dersi verdi

Dramatik ve zor karakterlerin başarılı ismi Jodie Foster, profesyonel kariyerine 3 yaşında başladı. 56 yıllık kariyerine birçok başarı sığdıran iki Oscar ödüllü oyuncu, son filmi The Mauritanian’ı (Moritanyalı) anlatırken, Muhammed Veled Salahi’nin özgürlük mücadelesini ele alan filmi için, “Muhammed hepimize insanlık dersi verdi” dedi.

Jodie Foster, 11 Eylül saldırısı sebebiyle ABD hükümeti tarafından yıllarca alıkonulup hapsedilen Mohamedou Ould Slahi’nin (Muhammed Veled Salahi) özgürlük mücadelesini anlatan The Mauritanian (Moritanyalı) filmiyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Hürriyet’ten Barbaros Tapan’a konuşan ünlü oyuncu, yeni filmini şöyle anlattı:
“9/11’in verdiği terör korkusuyla rastgele seçilmiş insanlara verilen ızdırabı gösterdik. Bence filmdeki en büyük ders, Muhammed’in korku ve dehşetle ne yaptığıydı. 14 yıl alıkonuldu. Ülkeden ülkeye götürüldü, işkence gördü, defalarca sorgulandı, ailesinden koparıldı. Ama inancı, insan sevgisi ve hümanizmi sayesinde daha iyi bir insan oldu.”
“Açıkçası Muhammed’in yaşadıklarını hiçbir şeyle kıyaslayamam. İşkence, korku, alıkonulma…” diyen Foster, “Hiçbir insanın yaşamaması gereken türde muameleden geçti. Yine de      affetti ve daha şefkatli, neşeli, sevgi dolu bir insan olarak devam etti. Korkunç koşulları ve korkuyu nasıl iyiliğe dönüştürebileceğiniz konusunda hepimize insanlık dersi verdi” ifadesini kullandı.
Filmde avukat Nancy Hollander karakterini canlandıran Foster, rolünü şöyle anlattı: 

“Nancy, bir sürü çelişkiden ibaret ve benim onun en çok sevdiğim yanı da bu çelişkileriydi. Ondan olmasını beklediğiniz şeylerden hiçbiri değildi Nancy. Alışveriş yapmayı seviyor, kırmızı tırnaklarını seviyor ve kırmızı rujunu seviyor. Onu asla kırmızı ruju ve kırmızı ojeleri olmadan görmüyorsun. Yarış arabası sürmeyi seviyor ve country western müziğiyle iki adım dansı etmeyi seviyor. Diğer taraftan da çok korumacı bir kadın. Kendini koruyor ve bu hem iyi hem de kötü. Çok fazla suçlu insanı savunduğu için böyle olmak zorunda kalan biri. Ve ayrıca anayasayı savunma misyonundan da vazgeçmeyen bir kadın.”

Foster, bu filmde rol almayı neden kabul ettiğini şöyle açıkladı:
“Benim için anlam ifade eden, bana anlamlı gelen bir şey olmalı. Ve bu anlamlı gelen şeyin ne olduğunu, neden anlamlı geldiğini asla açıklayamıyorum. Bu filmi kabul etme sebebim ise oldukça açık. Çünkü mutlaka ve mutlaka anlatılması gereken bir hikayeydi Muhammed’in olağanüstü yolculuğu. Korku ve işkenceyle geçirdiği dönem… Her şeye rağmen inanılmaz derecede insancıl, sevgi dolu, şefkatli, neşeli, sadık bir kişi olması… Bu hikayeyi daha çok kişi bilmeliydi. Hotel Artemis bu filmden önce oyuncu olarak yer aldığım son filmdi. Bir tür suç filmiydi. Filmde bana anlamlı gelen o kadar çok şey vardı ki… O karakteri oynamak istedim. Ama bana anlamlı gelen şeyi sana ya da başkalarına anlatabilmem çok zor. Açıklayamam…”
Maverick filminde komedi yeteneğini gösteren Foster, “Yakın zamanda komedi yapmayı planlamıyorum” diyerek şu ifadeyi kullandı:
“Gerçi söylediğimden de şüpheliyim. Asla bilemezsin. Bir proje gelir ve çok etkilenirsem yaparım. Komediyi seviyorum aslında. İyi yazılmış birkaç komedi filmi yaptım. Ama iyi yazılmış bir komedi bulmak çok zor. “Maverick” William Goldman tarafından yazılmış iyi bir hikayeydi. Ayrıca fiziksel olmayan ama daha diyaloğa dayalı komedi tarzını seviyorum.”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir