Kırklareli, Çanakkale ve İstanbul’a ne oldu? (3-9 Nisan illere göre haftalık vaka sayısı)

Kırklareli, Çanakkale ve İstanbul'a ne oldu? (3-9 Nisan illere göre haftalık vaka sayısı)

Dün paylaşılan günlük corona virüs tablosuna göre; Türkiye 59 bin 187 yeni vakayla salgındaki en yüksek verisine ulaştı. ‘Turkuaz tablo’daki durum her geçen gün ağırlaşırken, illere göre yeni vaka yoğunluğu haritası da paylaşıldı. Buna göre vakada Kırklareli ilk sırada yer aldı. Kırklareli’yi, İstanbul ve Çanakkale takip etti. Peki Kırklareli, Çanakkale ve İstanbul’a ne oldu? Yetkili isimler ntv.com.tr’nin sorularını yanıtladı.

Tuğba Öztürk/ntv.com.tr

Kontrollü normalleşmenin başladığı tarihten bu yana artan vaka sayısı hem günlük hem de haftalık tabloya yansımaya devam ediyor. 

Dün paylaşılan 3-9 Nisan illere göre haftalık vaka sayısı haritasına göre Kırklareli, İstanbul ve Çanakkale 100 bin kişide en çok Covid-19 vakası görülen ilk üç il oldu. 

KIRKLARELİ 

Kırklareli haftalık vaka sayısında ilk sıraya yükseldi. Kentte vaka sayıları, 8 Şubat’tan bugüne yaklaşık 17 kat arttı. 

İSTANBUL SAMSUN’U GEÇTİ 

Haritada dikkat çeken noktalardan birisi de kontrollü normalleşme döneminde vaka sayısı ile dikkat çeken Samsun‘u İstanbul’un geçmesi oldu. 

21 KAT ARTTI

Çanakkale‘deyse haftalık vaka sayısında üçüncü sıraya yükseldi. Kentte vaka sayıları, 8 Şubat’tan bugüne 21 kat arttı.

Peki Kırklareli, Çanakkale ve İstanbul‘a ne oldu? Yetkili isimler ntv.com.tr‘nin sorularını yanıtladı.

Kırklareli Tabip Odası Başkanı, Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Taner Pehlivan, il bazından ziyade bölge genelindeki hareketliliğe dikkat çekti. 

Pehlivan, ”İstanbul, Tekirdağ gibi komşu illerimize bakıldığında yüksek vaka sayılarına sahip olduklarını görüyoruz. Marmara Bölgesi, kendi içerisinde irtibatı çok yüksek illere sahip olunca bu durum, vaka sayılarına etki ediyor” dedi. 

SANAYİ BÖLGELERİ’NDEKİ HAREKET VAKAYI ARTIRDI

Esas problemin ildeki çalışma bölgelerinde olduğuna değinen Pehlivan, ”Özellikle sanayi bölgesi olan Lüleburgaz’da işçi nüfusu oldukça yüksek. Baktığımızda da Lüleburgaz’daki hastanemizin büyük oranda dolmuş olduğunu görüyoruz” bilgisini verdi. 

Pehlivan sözlerine şöyle devam etti: 

”Çerkezköy, Çorlu, Kapaklı bölgelerinde çalışan nüfusumuz oldukça fazla. Bu çalışanların bir kısmı Kırklareli’nde ikamet ediyor. Her gün servisle işe gidip geliyor. Bu da vaka sayılarının artmasında etken bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bu hızlı artış döneminin başında ilk vakalarımız bu sanayi bölgelerinden geldi. Sonra da aile içi bulaşlarla hastalık yayıldı”

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Önder Ergönül, özellikle İstanbul’un çalışan nüfus bakımından canlı bir şehir olduğunu belirtti. Üretimin bol, çalışan kesimin de fazla olması nedeniyle hareketin diğer şehirlere oranla daha fazla olduğunu söyleyen Ergönül’e göre bu durum vaka artışını oldukça etkiliyor. 

Ergönül, ”Şu an Türkiye, 100 binde günlük hasta sayısı bakımından dünyada en yüksek yeni hastaya sahip ülkelerden birisi konumunda yer alıyor. Avrupa düzeyinde Türkiye’ye en yakın ikinci ülke İsveç, üçüncü ise Fransa” bilgisini verdi. 

”DAHA SIKI ÖNLEMLER BEKLİYORDUK”

Türkiye’de bu akşam itibariyle başlayacak Ramazan kısıtlamalarına yönelik de değerlendirme yapan Ergönül, ”Biz tedbirlerin daha sıkı olmasını bekliyorduk. Sıkı tedbirlerin alınması için en uygun zaman bu zamandı. Şu an hala yukarı yönlü tırmanış devam ediyor. Bu tırmanışı 3.dalga olarak adlandırabiliriz. Bir an önce ateşi söndürecek tedbirler almalıyız” dedi. 

ÇANAKKALE’DEKİ 3 ANA NEDEN

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, kentteki dikkat artışı 3 ana nedenle açıkladı. 

”SUYA DÜŞEN DAMLA GİBİ YAYILIYOR”

Birinci nedenin kentte varyant virüsün oldukça baskın hale gelmesi olduğunu söyleyen Şener, ”İngiltere, Brezilya, Güney Afrika varyantları ile karşı karşıya kalıyoruz. Sahada baskın bir halde bu varyantları görüyoruz” diyerek diğer nedenleri şu şekilde sıraladı:

”İkinci sebep olarak, Çanakkale her ne kadar sanayi bölgesi olarak görülmese de özellikle Çan ve Biga’daki fabrikaların işçi servislerinde temasın çok olduğunu görüyoruz. Servis içerisinde temas olunca bireyler daha sonra evlerine gidiyor ve suya düşen damla gibi yayılım başlıyor. 

”MİLLET SANDALYESİNİ ALARAK GİDİYOR”

Diğer bir sebep ise sosyolojik insan davranışıyla alakalı olarak karşımıza çıkıyor. Çanakkale insanı sıcak kanlı insanlar ve evde durmayı çok sevmiyor. Kentte sürekli dışarıda bir aktivite halinde oluyorlar. Her yer kapalı olsa da Çanakkale’de iki tane kordon var. Burada kafeler kapalı olsa da millet sandalyesini alarak oturmaya gidiyor. Açık alan olsa dahi 6 kişiden fazla toplanma riski oldukça artıyor. Kentte bu toplanmaların da bir türlü önüne geçilemedi. 

YATAK DOLULUK ORANI

Çanakkale’deki hastane doluluk oranına ilişkin de bilgi veren Şener, ”Yoğun bakımda da servis yatışında da şu an sorun yaşıyoruz. Çanakkale’nin yatak kapasitesi kağıt üzerinde yüksek görünüyor. Ancak sizin bu yatakların tamamını kullanabilmeniz için de yeterli çalışanınızın olması gerekiyor. Örneğin 100 tane yatağınız var ancak 100 tane yatağınızı aktif hale getirecek eleman yok. Bu profesyonellikle elemanınız olmadığında da kağıt üzerinde çok yatağınızın olması bir anlam ifade etmiyor” dedi. 

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir