Oyuncu İrem Altuğ: Ünümü hayvanlar için kullanacağım

Oyuncu İrem Altuğ: Ünümü hayvanlar için kullanacağım

Hayvan sevgisiyle tanınan oyuncular arasında olan oyuncu İrem Altuğ, salgın döneminde Bir Pati Çetesi Derneği’ni kurdu. Dört sezondur ekranlarda boy gösteren Altuğ’un hayvan sahiplenmek isteyip tereddütü olanlar için de bir projesi var. Miska’ya başvuranlar bir haftalığına evinin kapılarını sevimli dostlarına açıp, duruma göre karar verme şansına sahip. “Tanınırlığımı hayvanlar için kullanacağım” diyen Altuğ hayata geçirdiği projeleri ve oyunculuk kariyerine dair bilinmeyenleri anlattı. İşte kariyerini hayvan sevgisine adayan ünlü oyuncunun sevimli dostlarımız için yaptığı çalışmalar ve hakkında merak edilenler…

(Batuhan DURMUŞ / batuhan.durmus@ntv.com.tr)

“SALGINDA ZOR DURUMDA KALDILAR”Aktif oyunculuğunuzun yanı sıra Bir Pati Çetesi Derneği kurdunuz ve şu günlerde buna çok zaman ayırıyorsunuz bu düşünce nasıl ortaya çıktı?- Çocukluğumdan beri hayvansever bir insan olarak büyütüldüm. Hayvanları sahiplenmek, yuva bulmak hep yaptığım şeylerdi. Bunları yaparken keyif alarak ve iyi hissederek yapıyordum. Arkadaş çevremde çok fazla hayvansever var. Onlar sahada çalışıyor, ben onlara ve bazı derneklere destek veriyordum. Salgın bizim adımıza bir şeyleri hızlandırdı. Kısıtlamalarla birlikte birçok hayvan zor durumda kaldı. Bizler tedavileri üstlendik, evlerimize aldık, besledik. Bakımevlerinden hayvanları çıkartarak sahiplendirdik. ‘Madem bu kadar uğraşıyoruz bunu neden bir dernek çatısı altında yapmayalım’ dedik ve böyle bir yola girdik. İyi mi kötü bunu zamanla göreceğiz. Çok büyük bir sorumluluk hakkıyla yapmak istiyorum. Beş kişiyiz bu derneği kuran. Bir sürü prosedürden geçtikten sonra Bir Pati Çetesi Derneği’ni 18 Aralık 2020’de kurmuş olduk.
“TANINIRLIĞIMI HAYVANLAR İÇİN KULLANACAĞIM”Derneğin amacım ve hedefler neler?- Hayvanlar için çok güzel dernekler var. ‘Bana neden kuruyorsun’ var olanlara destek ver diyen çok kişi oldu. Zaten desteğimi veriyorum ancak kendi adımın geçtiği için bütün tanınırlığımı dernek adına kullanmak istiyorum. Kalıplaşmışın da dışında kendi bakış açımla bir oluşumu yaratmak istedim. Hayvan sevgisini öğretilebilir olduğuna inanıyorum, insanları eğitmemiz gerekiyor. Önderlik yapmamız ve duyarlılığı artırmamız gerekiyor.
“İNSANLARDA GÜVENSİZLİK VAR”Birçok insanla Pati Sohbetleri de yapıyorsunuz, gösteri dünyasının içinde en çok kimlerle bu işte birlikte çalışıyorsunuz?- Biraz deneme yanılma yoluyla, kervanı yolda düzmek diyorum ben buna. Güvenirlik benim için çok önemli. İnsanlarda maalesef güvensizlik de var. Biz bağış toplayarak hayvanlara destek oluyoruz. Bize gelenleri doğru yerlere gittiği insanlara göstermeliyiz. Pati Çetesi Sohbetleri ve Pati Masası da bunun için var. Masa biraz daha uzmanlık alanı gerektiren aktif çalışmaları ve bilgisi bulunan insanları çağırdığımız bir platform. Sohbetleri de eğlenceli bir hale getirmek adına yapıyoruz. Dört senedir Çukur projesinin içindeyim çok güzel rol arkadaşlarım var. Hepsi çok başarılı oyuncular, gönülleri de yaptıkları iş kadar güzel. Hepsinin neredeyse kedisi, köpeği var. Sete başladığımız günden bugüne İlayda, Ece, Kubilay kedi; Aras ve Rıza köpek sahiplendi. Perihan ablanın köpeği vefat etti, sonra yenisini sahiplendi. Benim de üç kedim bir köpeğim oldu. O zamanlar dernek yoktu sahiplenme konusunda destek veremedim ancak sohbetlerde birbirimizi etkiledik.
EVDE HAYVAN DENEYİMLEME FIRSATIHayvan beslemeyenler, zaman ayıramayanlar ya da sevip evine bir türlü sokmaya cesaret edemeyenler en basit şekilde maddi ve manevi neler yapmalı/yapabilir?- Dernekleri takip edip, paylaşmak bunlara ortak olabilirler. Annem ben küçükken korkmaz ama ‘Ben dokunamam’ derdi. Ne zaman ben babam sayesinde 12 yaşında onu ikna ettim eve aldık. Bir hafta sonra annem köpeğimizle birlikte yatmaya başladı. Korkma değil huylanmak gibiydi. Biliyorum veterinerler çok çok ucuz değil ama gerçekten inanılmaz bir pozitif ortamda yaşamaya başlıyorsun. En mutsuz anında bile onu görünce bütün duygu ve ruh halini değiştiriyor. Şu ana kadar çekincesi olan oyuncu arkadaşlarım ne zaman bunu yaptı çok daha pozitif oldu. Hala tereddüdü olan varsa bizim Miska diye bir projemiz var. Buna başvurup bir hafta bir hayvana evini açabilirler. Biz kalıcı yuva bulana kadar deneme yapabilirler ama memnun kalırlarsa sonra tamamen kendilerinin olabilir. İstemezse bir hafta 15 gün bakar vedalaşıp geri verebilir.
“CAYDIRICI BİR CEZASI OLMALI”Hayvan hakları yasasıyla ilgili neler yapabilir, nasıl adımlar atılabilir?- Çok düşündüğüm konulardan biri. Mecliste bir hayvan hakları yasası tasarısı var. Ben bunu okudum. İçinde sadece evcil hayvanlar değil kapsamlı bir tasarı. Keşke bu tasarıdaki önermeler buna yakın çıksa… Hiçbir şey olmasa bile birincisi hayvanları mal statüsünden kaldırmamız lazım. İnançlı bir toplumuz bir canlıyı mal olarak geçirmek inanılmaz saçma geliyor bana. Konuşamıyor ama bir aklı, hissiyatı var aklım ermiyor. Sahipsiz hayvanların ibaresi bile okunmuyor. Hepsi can hiç fark etmez. Asıl diğer önemli olanlar kanuna işlenecek olan maddeler. Bu hayvanlara yapılan şiddet, taciz, tecavüz istismar… Ben bu konuyu geçenlerde konuşurken yarım saat ağladım. Bunların caydırıcı bir cezası olmalı. Normal bir insan ruh hali değil. Bizim Bir Pati Çetesi derneğimizin online platformları da bulunuyor. Çalışmaları merak edenler ziyaret edebilir.
“SEYİRCİ NE KADAR ŞAŞIRIYORSA BİZ DE ÖYLE ŞAŞIRIYORUZ”Dernek ve sevimli dostlarınızla yaptığınız işlerinizle birlikte dört sezondur da Çukur dizisine rol alıyorsunuz. Nasıl geçti bu süreç finale doğru seyirci sizi nasıl izleyecek?- Bu kadar uzun soluklu bir proje olacağını tahmin etmemiştim. Ancak Ay Yapım çok çalışmak istiyordum, çok güzel projeler yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. İyi ki girmişim, herkes çalışma ahlakı olarak çok güzel insanlar. Ben dizi bitsin istemiyorum hepsi annem babamdan bile fazla gördüğüm insanlar. Biraz zor olacak yollarımızı ayırmak. Hikaye yenilendi sonunda ne olacağına dair hiçbir fikrim yok senaristimiz Gökhan Horzum sürprizlerle dolu bir arkadaşımız. Çok ters köşe seviyor. Umarım sezonu dizide ölmeden tamamlarım. Senaryoyu okurken seyirci ne kadar şaşırıyorsa biz de öyle şaşırıyoruz.
“SİNEMA DİYE BİR ŞEY KALMADI”Çukur sonrası bundan sonraki süreçte kariyerinizin hangi yolda ilerlemesini istersiniz, neler yapacaksınız?- Yazmayı çok seviyorum, birikmiş senaryolarım var. Biraz kendi projelerimle dijital mecralara gidebilirim. Birkaç ay içinde kitabım çıkacak. Kendi hayatıma dair yurt dışında zor geçmiş bir dönemi anlatan biraz gerçek çok az kurgusu olan 20 sene sonra yüzleştim insanların da beni daha iyi tanıyacakları bir kitap olacak. Kitabı daha sonra ikinci versiyonu da gelecek. Oyunculuk hayatımın merkezinde umarım Çukur gibi güzel projeler gelir. Gönlümde yatan bir sinema da var. Bu alanda eğitimler aldım, oldu da ama keşke daha fazlaları olsa. Şu dönemde sinema diye bir şey kalmadı, umarım ileride olur. Oyunculuk anlamında sinemanın manevi bir doygunluğu da oluyor.
İşte Altuğ’un sevimli dostlarıyla birlikte objektiflere yansıyan diğer kareleri…

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir