Zona hastalığı nedir? Cilt hastalıkları nelerdir? Cilt hastalıklarının belirtileri nelerdir? (Egzama, ürtiker, sedef, zona)

Zona hastalığı nedir? Cilt hastalıkları nelerdir? Cilt hastalıklarının belirtileri nelerdir? (Egzama, ürtiker, sedef, zona)

Tüm vücudumuzu saran ve dış dünyayla sürekli temas halinde olan cilt, iklim değişiklikleri, stres ya da çeşitli alerjik reaksiyonlara bağlı olarak kaşıntı, kabarma vb. belirtiler gösterebilir. Bu tip semptomların sebebi birçok cilt hastalığı olabilir. Peki, hangi cilt hastalığı neden olur? Cilt hastalıklarının belirtileri nelerdir? Zona hastalığı nedir?

Dış ortamla sürekli olarak temas halinde bulunan deri; alerjenler, fiziksel etkenler, iklim koşulları, mikrobiyal ajanlar ve daha birçok çevresel faktör ile etkileşim içerisindedir.
Bu durum deriyi birçok hastalığa yatkın hale getirir. Cilt hastalıkları, ülkemizde ve dünyada en sık görülen sağlık sorunları arasında yer alır.
Cilt hastalıklarının birçoğunda görülen belirtiler birbiriyle benzerlik gösterir. Bu durum teşhisin gecikmesi, yanlış tedavi uygulamaları gibi bazı olumsuzluklara yol açabilir.
Bu nedenle deri hastalıklarının da diğer tüm hastalıklar gibi ciddiye alınması, erken teşhis ve tedavi için gerekli işlemlerin yapılması önemlidir.
Zona ya da diğer adıyla varicella zoster, tek bir sinirin ya da tek bir sinir tarafından kontrol edilen cilt yüzeyinin varicella zoster adı verilen virüs tarafından enfekte olması durumudur. Geçmişte suçiçeği geçirmiş olan herkeste zona hastalığı görülebilir.
Suçiçeği veya buna neden olan suçiçeği virüsüne hiç maruz kalmamış olanların, zonaya yakalanması mümkün değildir. 
Zona hastalığı belirtileri genellikle döküntülerin ortaya çıkacağı bölgede yanma, karıncalanma, kaşıntı veya batma ile başlar. Bazen bu bulgular çok şiddetli olabilir ve bireyler dayanılmaz bir ağrı tarif eder.
Cilt kanseri, cilt hücrelerinin anormal olarak büyümesi ile genel olarak yoğun şekilde güneşe maruz kalan insanlarda görülür. Ancak yalnızca cildin güneş gören bölgelerinde ortaya çıkmaz.
Vücudun her noktasında cilt kanseri görülme olasılığı vardır.
Ultraviyole ışınlara maruz kalma süresi azaltılarak cilt kanserinden kaçınılabilir. Böylece cilt kanseri riskinin azaltılması söz konusudur.
Güneşin yoğun olduğu zamanlarda vücut kremi kullanmadan güneşe çıkmak riski artırır. Genel olarak güneşle direk teması olan kafa derisi, yüz, dudaklar, kulaklar, boyun, göğüs, kollar ve ellerde görülür. Kadınlar özelinde ise bacaklarda görülme olasılığı daha yüksektir.
Dondurucu, eksizyonel cerrahi, mohs ameliyatı, kürtaj ve elektrodesikasyon veya kriyoterapi, radyasyon tedavisi, kemoterapi, fotodinamik tedavi ve biyolojik tedavi olmak üzere birkaç çeşit tedavisi mümkündür.
VÜCUT BENİ ALDIRMAK CİLT KANSERİ YAPAR MI?
Akne halk arasında genellikle sivilce olarak bilinir. Aknenin oluşmasını tetikleyen birkaç etken vardır. Genel olarak deri altında yağ üretimi ile görevli bezlerin ve kıl köklerinin çeşitli nedenlerden dolayı tıkanmasından dolayı insanlarda akne oluşumu gözlenir.
İnsan vücudunun cildi nemli tutmayı sağlayan sebum üretimini artırması, gereksiz olan sebum hücrelerinin ölmesine neden olur.
Bunun sonucunda ölü sebum hücrelerinin gözeneklere sıkışması sonucunda beyaz ya da siyah nokta oluşumu gözlenir.
Bu durumda insan vücudunda yaşayan bakteriler, gözenekler içinde hapsolur ve akneler ortaya çıkar.
Akne tedavi edilebilen bir durumdur; ancak her sivilce aynı şekilde tedavi edilmez. Tedavi şekli ve süresi, kişinin genel sağlık durumu göz önüne alınarak, sivilcenin şiddetine, yaygınlığına, kişinin yaşına göre belirlenir. Sivilce tedavisi uzun sürebilir.
Kullanılan bazı tedavi yöntemleri şunlardır:
Benzoil Peroksit: Bölgesel olarak kullanılan bu ilaç gözeneklerdeki ve cilt yüzeyindeki bakterileri öldürmeye yardımcı olmayı amaçlar.
Antibiyotikler: Gözeneklerin iltihaplanmasına neden olan bakterilerin büyümesini durdurabilir veya azaltabilir.
Retinoidler: Bu ilaç yeni sivilcelerin gelişimini azaltabilir ve gözeneklerin tıkanmasını önleyebilir.
Drenaj: CErrahi olarak veya büyük bir kisti tedavi etmek amacıyla kullanılır.
Fototerapi: Bu tedavi yöntemi akne nedenli bakterilerin sayısını azaltabilir.
Lazer: Şiddetli akne vakalarında kızarıklık ve şişmiş dokuyu azaltmak için lazer uygulamaları kullanılabilir.
Egzama (atopik dermatit) ciltte kuru, pullu yama tarzında lezyonlara ve yoğun kaşıntıya neden olan kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Cildin kaşınması, kırmızı kabarık noktalara, kalınlaşmış deriye ve cilt yüzeyinde açık kesiklere neden olabilir.Yoğun kaşıntı hissi uykuyu zorlaştırır, yorgunluk, okulda ve işte kötü performans, günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanma ve genel olarak daha kötü yaşam kalitesi ile sonuçlanır.
Egzama için bir tedavi kesin bir yoktur ancak uygulanan tedaviler ile cildin korunması, kaşıntının giderilmesi, iltihap ve enfeksiyonların önlenmesi veya kontrol altına alınması mümkündür.
Kapsamlı bir tedavinin hedefleri şunlardır:1. Cilt hasarının önlenmesi
2. Yangı reaksiyonunun azaltılması
3. Kaşıntının giderilmesi
4. Enfeksiyonu önleme
EGZAMA BELİRTİLERİ NELERDİR? – HABERE GİTMEK İÇİN TIKLAYIN
Kurdeşen ciltte ortaya çıkan ve kısa sürede kaybolan, böcek veya sinek ısırığına benzeyen, kırmızı veya ten rengi şeklindeki küçük yumrulardır.
Deri döküntülerinin kurdeşen olma ihtimali vardır ve bu döküntülere kaşıntı eşlik eder. Ürtiker olarak da bilinen kurdeşen, dünya üzerinde bulunan insanların yaklaşık olarak yüzde 20’lik kısmını yaşamlarının bir kısmında etkiler. 
ALERJİ, KURDEŞEN SEBEPLERİ ARASINDA DEĞİL – HABERE GİTMEK İÇİN TIKLAYIN
Kronik kurdeşenin belirtileri ve semptomları arasında en yaygın olanı, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilecek kızarık veya cilt renginde lekelerdir.
Bunun yanı sıra boyutları değişiklik gösteren, gün içerisinde belirip kaybolan kabarıklıklar ile oldukça sert kaşınma da bir diğer belirtidir. 
Kronik ürtiker altı haftadan daha uzun süre kesintisiz devam ederek yıllar içinde tekrarlayabilir, ancak kısa süreli yani akut ürtiker aniden ortaya çıkar ve birkaç hafta içerisinde seyrini tamamlayarak kaybolur.
Sedef hastalığının oluşmasında artan cilt hücresi üretimi etkilidir. Sedef ciltte pullarla kaplı, kırmızı, kabuklu lekelerin oluşmasına neden olur.
Bu lekeler genel olarak dirseklerde, dizlerde, kafa derisi ve sırtta gözükse de vücudun herhangi bir noktasında da ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda kaşıntı ve ağrı gözlenir. 
Her yaştan insanda sedef hastalığı görülmesi mümkündür. Her hastada hastalık aynı seyirde ilerlemez, kimi hastalarda kaşıntılar ve ağrılar daha şiddetli iken kimilerinde daha hafif olabilir.
Birçok hastada beraberinde obezite, hipertansiyon ve hiperlipidemi gibi metabolik problemler bulunur. Tedavi planlanırken bu durumlar göz önüne alınır. Hastalığın şiddetine ve yaşam kalitesini bozup bozmamasına göre tedavi planlanır. 
Vücudun belli bir bölgesine lokalize vakalarda uygun deri kremleri kullanılır. Kortizon içeren kremler sıklıkla tercih edilir.  Deriyi nemli tutmak için kremler önerilir. Bazı vakalarda hekimler D vitamini içeren ilaçları tercih edebilir. Kömür katranı da tedavi seçenekleri arasındadır.
Dudaklarda, diş etlerinde, dilde ve yanak içi kısımlarda ağrılı yaralar olarak bilinen uçuklara, herpes simpleks isimli bir virüs neden olur.
Uçuk, Herpes simplex virüsünün deri yoluyla bulaşması sonucu gelişen ve ömür boyu tekrar edebilen viral bir enfeksiyondur.
UÇUK NASIL TEDAVİ EDİLİR? – HABERE GİTMEK İÇİN TIKLAYIN

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir